Sevgili okurlar,
Ülkemizde, “birbirinden farklı ve sağduyu sahibi herkesi,her kesimi şaşırtan operasyonlar” sürdürülüyor..
Şüphesiz, “bir ülkede, yasal olmayan, insan sağlığını tehdit eden, üstelik gelecek nesillerimizi zehirleyecek girişimler karşısında devlet, bu zamanda devreye girmeyecek te, olup biteni,” seyredecek mi?
Şüphesiz, değil!
Öyleyse, “bu hallerde, devletin yetkin, etkin kurumları devreye girer, gereken operasyonları yapar, suçluları yakalar, delilleri ile birlikte”, adalete teslim eder..
Kısacası, söylemek istediğim şu?
“Cambaza bak” politikaları ile vatandaşımız uyutuluyor mu?
Bunu, neden mi söyledim?
Bakınız, “85 Milyonluk bir ülkede, 43 Milyon insanın borçlu olduğu biliniyorsa, söylenecek, çok şey var” demektir..
“Fakirlik, fukaralık, yoksulluk, yolsuzluklar, yasaklar konuşulsun” istenmiyor mu?
Bir ülkede, gündem bu kadar hızlı değişir mi?
Demek ki, değişiyormuş!
Bir de,“iktidarda olan AK Parti ile MHP ve destekçilerinin yönetiminde ki Türkiye’de, neler olup bittiğini”, sormaya gerek var mı?
Neden mi?
En sade vatandaş bile, “ülkede olup bitenlerin”, farkında!
Öyleyse?
HAYALLERİN BİTİŞİ?
“Ekonomik yıkıntının altında kalan ve asgari ücret beklentisi içinde olan çalışanlarımız kadar, yeni yılın eşiğinde ücret artışı beklentisi içinde olanların durumu”, ortada değil mi?
Liyaketsizliğin doruk noktasına çıktığı, “mülakatlarla en başarılı gençlerin elendiği, hayallerinin bitirildiği, siyasi istismarların, torpil ve iltimasın baş tacı edildiği bu günlerde, iş beklentisi içinde olan milyonlarca insanımızın varlığını”, kulak arkası mı edeceğiz?
Olur mu, öyle şey?
Peki?
EKREM İMAMOĞLU VE OPERASYONLAR?
“Siyasi cenahta, bir mega kent İstanbul’un başkanı olma hakkını yasal çerçevede elde eden ve yine milyonlarca imza ile cumhurbaşkanlığına aday gösterilen, ülkenin kurucu siyasi partilerinden biri olan CHP’nin(Cumhuriyet Halk Partisi) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na çekilen operasyonları”, nereye koyacağız?
Dava üstüne, dava!?
Sonucu, tahmin bile etmek zor!?
OPERASYON ÜSTÜNE OPERASYON?
Bütün bu gelişmelere paralel olarak, “özellikle medya dünyasındaki operasyonlar, çökmeler, ülkede yasal olmayan yollardan zengin olanların varlığını”, gün ışığına çıkarmaktadır..
İşte son olarak, “sanatçılar, gazeteciler, iş insanları üzerinden sürdürülen operasyonları”, iyi anlamak gerekir..
Zehir operasyonları..
Fuhuş operasyonları..
İŞID Operasyonları..
FETÖ Operasyonları..
Hafızamız allak-bullak oldu!
SOKAĞIN SESİ Mİ?
Devlet, demek ki, birçok şeyin farkında!?..
Öyleyse, “bu zenginleşmeye, bu yasal olmayan palazlanmaya, bu iltimaslara, torpillere..”, neden göz yumuldu ki?
İnsanımızın, “bu durumlar, sinir uçlarına mı” dokundu?
Yoksa, “siyaset aklı, gelecek adına”, bir hazırlık içinde mi?
Yoksa, “sokağın sesine mi”, kulak verildi?..
“İmtiyazlı, çakarlı, lüks içinde yeni yaşam ile vatandaşımız ile dalga geçenlerin aşırılığı, iktidarında radarına mı” takıldı?
Kısacası, “bütün bu operasyonlardan bir sonuç, bir temiz Türkiye fotoğrafı” çıkar mı?
Temennimiz o elbette!
Temiz, tertemiz bir Türkiye’yi kim istemez?
Makarayı biraz daha geri sararsak, KKTC(Tuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) olup bitenler ile başlayan süreç, şimdi nerelere geldi?..
“Çürümüşlük, kokuşmuşluk, pis kokular yaymaya” devam ediyor!..
DEVLET VE YASALAR?
“Kara para, uyuşturucu, sanal bahis ve giyim kuşam üzerinden yapılan operasyonları”, nereye koyacağız, nasıl değerlendireceğiz?
Şüphesiz, “devlet, yasal olmayan her türlü girişimi denetleme, men etme ve yakalama, adalete teslim etme, yargılama hakkını” elinde bulundurur..
Bu, şüphesiz “siyasi el ile yani seçilmiş, sandıktan çıkmış bir iradenin yönlendirilmesi” ile yapılır..
“Silivri zindanlarının doldurulduğu, diğer hapishanelerde yargılama gününü bekleyenlerin sayısının arttığı, yeni operasyonların yapıldığı şu günlerde, ülkemiz göklerinde dolaşan yabancı İHA’lar, Karadeniz’de vurulan gemiler, Amerika’dan esen sert rüzgarlar ve Rusya’nın takındığı tavır kadar, güneyimizde İsrail, Yunanistan Güney Rum Kesimi işbirliği” dikkatle izlenmelidir..
FIRTINALI GÜNLER!
Vatandaşımız, “tansiyonun düşmesini, fırtınanın dinmesini, ülkede aklı selimin öne çekilmesini beklemekte”, çok haklı!..
Emeklilerin, çalışanların, ücretlilerin maaş artışı beklentisi, kapımızdaki pahalılığı defedecek rakamda olabilecek midir?
Bakınız, bu yazıyı tamamlarken,”Terörsüz Türkiye” projesinden hiç söz etmedim?
Unutlmasın ki, “Türkiye yaz-boz tahtası” değildir!
Herkes, her aklına estiğini yapmaya kalkarsa, bunun birgün hesabının olduğu unutmamalıdır..
Türkiye’nin, “bu fırtınalı günlerden çıkma deneyimi, becerisi ve kabiliyeti ve birikimi” vardır..
Temennimiz, bu gelişmeler, operasyonlar, bunun kanıtı olsun!
Güçlü, müreffeh bir Türkiye istiyorsak, kıyı bucak temizlenmelidir!
Yusuf Cinal yazıyor, 21 Aralık 2025
