1. Haberler
  2. Dünya
  3. ABD’ye Karşı Dünya Direniş Cephesi Kurulmalı: Venezuela Savunulmalıdır

ABD’ye Karşı Dünya Direniş Cephesi Kurulmalı: Venezuela Savunulmalıdır

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün Venezuela’ya yönelik ABD askeri saldırısı, uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğini ve emperyalizmin bir kez daha gerçek yüzünü gösterdiğini ortaya koymaktadır. Başkent Karakas’ta patlamaların yaşandığı, sivil ve askeri hedeflerin vurulduğu, altyapının zarar gördüğü yönündeki haberler, bu saldırıların “güvenlik” ya da “uyuşturucuyla mücadele” gibi gerekçelerle meşrulaştırılamayacağını göstermektedir. Bu gelişmeler, ABD emperyalizminin Latin Amerika üzerindeki tarihsel tahakküm politikasının güncel bir yansımasıdır.

Venezuela, yalnızca bir ülke değil; bağımsızlık, egemenlik ve halkların kendi kaderini tayin hakkı mücadelesinin sembolüdür. Simon Bolivar’dan Hugo Chavez’e uzanan tarihsel çizgi, Venezuela’yı Latin Amerika’nın direniş cephesi haline getirmiştir. Bugün bu ülkeye yönelen saldırılar, yalnızca Venezuela devletini değil, emperyalizme karşı duran tüm halkları hedef almaktadır.

Bu nedenle Venezuela’ya yönelik saldırılar karşısında tarafsız kalmak mümkün değildir. Ya emperyalist saldırganlığın yanında ya da halkların bağımsızlık mücadelesinin safında olunacaktır. Dünya halkları, ilerici siyasal hareketler ve meşru devletler, bu kritik eşikte tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır.

VENEZUELA: LATİN AMERİKA’NIN DİRENİŞ CEPHESİ

Venezuela, zengin petrol ve maden kaynaklarına rağmen bu kaynakları çokuluslu şirketlerin değil, halkın çıkarları doğrultusunda kullanma iradesi gösterdiği için hedef alınmaktadır. ABD’nin yıllardır uyguladığı ekonomik ambargolar, darbe girişimleri ve diplomatik kuşatma politikaları sonuç vermeyince, askeri seçeneğin gündeme getirilmesi tesadüf değildir. Bu durum, emperyalizmin kriz anlarında nasıl daha saldırgan hale geldiğini açıkça göstermektedir.

Bolivarcı Devrim, yalnızca Venezuela için değil, tüm Latin Amerika için umut kaynağı olmuştur. Küba’dan Nikaragua’ya, Bolivya’dan Honduras’a kadar bölgedeki halk hareketleri, Venezuela’nın direncinden güç almıştır. Bu nedenle Venezuela’nın düşmesi, tüm kıtanın yeniden emperyalist tahakküm altına sokulması anlamına gelecektir.

Bugün Venezuela’da ilan edilen seferberlik ve halkın emperyalist saldırılara karşı direnişe çağrılması, meşru bir öz savunma hakkının kullanılmasıdır. Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51. maddesi uyarınca, her egemen devlet saldırıya karşı kendini savunma hakkına sahiptir. Venezuela halkı ve meşru hükümeti bu hakkı kullanmaktadır.

ABD EMPERYALİZMİ VE ULUSLARARASI HUKUKUN ÇİĞNENMESİ

ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırıları, uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça ihlal etmektedir. Devletlerin egemen eşitliği, toprak bütünlüğü ve güç kullanma yasağı, BM Şartı’nın temelini oluşturur. Buna rağmen ABD, kendi çıkarlarını “uluslararası toplum” adına dayatarak hukuku askıya almaktadır.

“Insani müdahale”, “demokrasi getirme” ya da “uyuşturucuyla mücadele” gibi söylemler, emperyalist saldırganlığın klasik kılıflarıdır. Irak, Libya ve Suriye örnekleri, bu söylemlerin ardında yıkım, iç savaş ve milyonlarca insanın yaşamını yitirmesi olduğunu göstermiştir. Venezuela için de benzer bir senaryo dayatılmak istenmektedir.

Bu saldırganlık yalnızca Venezuela’yı değil, bölgesel ve küresel barışı da tehdit etmektedir. Latin Amerika ve Karayipler’in bir savaş alanına çevrilmesi, yeni göç dalgalarına, ekonomik çöküşlere ve uzun süreli istikrarsızlığa yol açacaktır. Bu nedenle ABD emperyalizmine karşı durmak, aynı zamanda dünya barışını savunmaktır.

DÜNYA HALKLARINA VE MEŞRU DEVLETLERE ÇAĞRI

Bugün görev, dünya çapında bir anti-emperyalist direniş cephesinin kurulmasıdır. Asya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar tüm ilerici güçler, sendikalar, kitle örgütleri ve siyasi partiler Venezuela ile dayanışma içinde olmalıdır. Sessizlik, bu saldırganlığa ortak olmak anlamına gelir.

Meşru devletler ve bölgesel örgütler, ABD’nin saldırılarını açıkça kınamalı; Birleşmiş Milletler, CELAC ve benzeri platformlarda Venezuela’nın egemenliği savunulmalıdır. Çifte standartlı “uluslararası toplum” anlayışına karşı, halkların dayanışmasına dayalı gerçek bir uluslararası duruş sergilenmelidir.

Venezuela halkının mücadelesi, yalnızca kendi topraklarını savunma mücadelesi değildir. Bu mücadele, dünyanın neresinde olursa olsun emperyalizme karşı direnen tüm halkların ortak mücadelesidir. Venezuela savunulursa, insanlığın onuru savunulmuş olacaktır.

SONUÇ

Venezuela’ya yönelik ABD saldırıları, emperyalizmin kriz dönemlerinde nasıl pervasızlaştığını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Ekonomik ambargolarla, darbe girişimleriyle teslim alamadığı bir ülkeyi askeri güçle boyun eğdirmeye çalışmak, emperyalist sistemin çaresizliğinin göstergesidir.

Ancak tarih göstermiştir ki halkların iradesi bombalarla yok edilemez. Vietnam’da, Küba’da, Irak’ta ve Filistin’de olduğu gibi, Venezuela’da da direniş kazanacaktır. Çünkü bu direnişin kaynağı silah değil, halkın meşruiyeti ve bağımsızlık bilincidir.

Bugün açık ve net bir tutum alma zamanıdır: ABD emperyalizmine karşı dünya direniş cephesi kurulmalıdır. Venezuela savunulmalıdır. Bu, yalnızca bir ülkeyi değil, insanlığın eşitlik, egemenlik ve özgürlük idealini savunmak anlamına gelmektedir.
Sefa Yürükel yazıyor

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
ABD’ye Karşı Dünya Direniş Cephesi Kurulmalı: Venezuela Savunulmalıdır
+ -