Sevgili okurlar,
Bir önceki yazımda, sizlere, “dünyayı kasıp kavuran ve geleceğimizin garantisi olan ve çocuklarımızı yakından ilgilendiren Jeffrey Epstein skandalı ile ilgili” bilgilendirmelerde bulundum..
Yazımı bitirirken, “zenginliğin, lüks ve ihtişamın, başa bela olduğuna” dikkat çektim..
“Doyumsuzluk bu ya”, insanoğlunu nerelere, nelere sevk etmiyor ki?
Bu tür olaylar, “sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde mi(ABD) patlak” veriyor?
Elbette hayır!
Öyleyse, “kendi çöplüğümüze, kendi kapı önümüze bakmamız” gerekmez mi?
Acele etmezseniz, “bir yurtdışı örnek ile konumuzu” irdeleyelim..
MARC DUTROUX VE ÇETESİ?
Brüksel’de gazetecilik yaptığım dönemde, “Belçika’yı sarsan bir dizi, kız çocuklarının kaçırılması olayı” patlak verdi..
“Dönemin, siyasi iktidarlarının da yakından sorgulanmasına vesile olan, cinsi sapık Marc Dutroux ile suç ortağı karısı Michelle Martin adını hatırlatmama”, ne dersiniz?!
PAZARLANAN ÇOCUKLAR?
Çocukları istismardan yakalanan, hapis yatan bu ikili serbest kalınca, daha büyük suça bulaştılar..
Kurbanlarını takip edip, tuzağa düşüren ve alıkoyan “Marc Dutroux ile Michelle’nin, Belçika’da sembol olan Julie Lejeune(8), Melissa Russo(8), An Marchel(17), Eefje Lambrecks(19), Laetitia Delhez(14, Sabina Dardenne(12)” yer aldı.
Ancak, kaçırılan bu isimlerden, “Laetitia Delhez(14, Sabina Dardenne(12)”, sürdürülen operasyonlarla son anda kurtarıldılar.
Evinin bodrum katında, bir mahzende aylarca aç ve susuz kalan ve kurtarılmayı bekleyen çocuklar, “ne yazık ki güvenlik güçleri tarafından”, günler sonra, bulundular..
BELÇİKA’NIN UTANCI?
Çocukların cansız bedenlerinin bulunması, büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. “Devlete, güvenlik birimlerine, siyasilere güven” ülkede dibe vurdu!..
O yıl, büyük bir güvenlik zafiyeti yaşandı!..
Ülke genelinde, yapılan yürüyüşler, protestolar bitmek bilmiyordu.. Dizi filmlerindeki gibi,” her gün Marc Dutroux çetesi haberleri” ile yatıp kalkıyorduk.. Çocukların bulunması ve kurtarılması için herkes, ama herkes duacıydı..
Bugün bile,” Belçika’nın en büyük utançları arasında yer alan, bu olayın baş aktörü Marc Dutroux ile eşi, kaç kere tutuklanmasına rağmen serbest kalmış ve çocuk pornosu, istismarları..” ayyuka çıkmıştı..
Bu kurbanların yanı sıra, “kaçırılan ve bulunamayan çocukların akıbeti”, hela meçhul!
BEYAZ YÜRÜYÜŞ!
Küçük kız çocukları yanında, ergenliğe adım atanları da kaçıran Marc Dutroux, “kurduğu ağ içinde, yeni bir rant kapısı” oluşturmuştu.
Müşteriler hazırdı!..
Varlıklı, şahsiyetli kesim, bu işin alıcısıydı..
O yıllar, “Belçika’da küçük çocuklara musallat olanların rezaleti”, bununla da sınırlı değildi!..
Belçika Devleti’nin başarısızlığı, 300 Bin kişinin bir araya geldiği ve adına ”beyaz yürüyüş” dedikleri eylemlerle kınandı, protesto edildi.
Suçu sabit bulunan Marc Dutroux yakalandı, 2004 Yılında“Ömür boyu” hapse mahkûm oldu ve sonra şartlı olarak tahliye edildi.
GÜÇ İLİŞKİLERİ?
Bu olay Belçika’da, “köklü adalet, polis, güvenlik, istihbarat reformlarına” vesile oldu..
Ayrıca, “çocuk istismarcılarının Tayland, Latin Amerika seyahatleri” mercek altına alındı.
Sapıklığın sınırı yoktu!..
“Parası olan, itibarlı, şöhretli, cinsi sapıkların hizmetkarları, masum ailelerin savunmasız çocuklarını kaçırıp, pazarlamakta”, bir beis görmüyorlardı..
Müsaade ederseniz, pazartesi günü de, “Türkiye’deki rezaletlere”, başlık açarız..
Güç ilişkilerinin rezaletlerine!
Yusuf Cinal yazıyor, 7 Şubat 2026
Yusuf Cinal
Diğer Yazıları
Yönetici
