Sevgili okurlar,
Başta Amerika Birleşik Devletleri(ABD) olmak üzere, tüm dünyayı etkileyen ve adına “Epstein Skandalı” denilen olayın,” Türkiye boyutu” konuşulmaya devam ediyor.
Skandalın özünü, “zenginlik, lüks, ihtişam ve cinsellik, çocuk istismarı, tecavüzler, güç ve alıkoymalar..” oluşturuyor…
Anlayacağınız, “geri kalmış, fakir ülkelerin çocukları, zenginlerin masalarına meze” ediliyor!
Bu ahlak dışı, edepsizlikler, cinsi sapıklıklar, yaşam dışı kuralsızlıklar, artık, ne derseniz deyiniz, “Epstein Skandalı ile karaya” vurdu..
Olayın, bir tek sevindirici yanı var?
O da, “Amerika Birleşik Devletler Adalet Bakanlığı’nın, geç te olsa, bu pislik çukurunu patlatması” oldu..
BİLİNMEYENLER?
“Devletlerin, devleti yönetenlerin bildiklerini, bu radde de tabandakilerde” öğrendi..
Unutulmamalıdır ki, “gizli sırların bir gün açığa çıkma özelliği” vardır!
Biliniz ki, “rezilliklerin detaylarına” girmiyorum?..
Neden mi?
Zira, bir yazar, bir vatandaş olarak, ”Bizim görevimiz, insanımızı bilgilendirmek, haberdar etmek ve uyarmaktır!..”
Anlayanlara, bilenlere elbette!
“Amerika ve Belçika” gerçeklerinden sonra, “kendi kapımız önüne gelirsek”, neler söyleyebiliriz ki?
“Siyasetin algı operasyonlarına” rağmen, “karanlıktan sızan ışığı görmemek” haddimize değil..
O ışık ki, bizi hayatın gerçeklerine götürür!
YÖNETİCİLER?
Kısacası, “seçip ülkeyi yönetsinler” diye göreve getirdiklerimizin, “bizlere biçtikleri donları giymek mecburiyetinde kalmak” ne acı!
Seçtiklerimizin, “kendilerini devlet yerine koymaları” ve “ben dersem o, ben ne verirsem o kadar, bizim yaptığımız en doğrusu” diyerek, “halkın geleceğine ipotek koyanların yönettiği ülkelerde, huzuru, refahı yakalamak”, mümkün değildir!
Bu duruma düşen ülkelerde,” istikrarsızlığın yarattığı sorunları, operasyon üstüne, operasyon düzenleseniz de” düzeltemezsiniz!
Tespihin taneleri kopmuştur, bir kere!
DİZGİNLENEMEZ?
İşte bu ülkelerde; “çürümüşlük, kokuşmuşluk, cahillik, bencillik, kabadayılık, hırsızlık, yolsuzluk, dini suiistimal, kumar, bahis, uyuşturucu kullanımı, insan kaçakçılığı, çocuk istismarı, cinayetler, devletin zenginliklerini yağmalama, liyakatsizlik, itaatsizlik, yasaları hiçe saymak, israf, lüks düşkünlüğü..”, gibi sorunları, ne yapsanız dizginlenemez!.
Bu sorunların konuşulduğu ülkelerde, yasal düzenlemeler ve uygulamalardaki zorluklar sıkça tartışılır olur!..
Bu işin, bir de toplumsal dinamikleri var..
Bilinen ve çok yazılan, ama kulak arkası edilenlere şöyle bir göz atacak olursak, bilgilerimizi tazelemiş olmaz mıyız?
AYIP VE AİLE NAMUSU!
Aile İçi İstismarın Gizlenmesi: İstismarın büyük oranda “aile içinde” veya yakın çevrede gerçekleşmesi ve “aile namusu”, “ayıp” gibi nedenlerle gizlenmesi, şikayet edilmemesi..
Mağduru Suçlama Eğilimi: Toplumun bir kesiminde, mağdur çocuk veya ailesinin davranışlarının (giyim, saat, davranış biçimi) istismarı meşrulaştırmaya çalışan söylemler..
DİNİ SUİSTİMAL!
Dini veya Geleneksel Söylemlerin Yanlış Kullanımı: İstismarı örtbas etmek veya failleri korumak için dini referansların (örneğin, “evlilik yaşı” tartışmaları) veya törelerin istismar edilmesi.
Çocuk Evlilikleri: Resmi olmayan, dini nikâhla yapılan erken yaş evliliklerin, bir istismar biçimi olarak ele alınma gerekliliği.
Nihayet, “Türkiye’de çocuk istismarı konusu, yasal, idari, toplumsal, kültürel ve eğitimsel boyutları olan karmaşık bir sorunlar yumağı olarak ele alınmaktadır.
ÖNLEYİCİ TEDBİRLER?
Çözüm, yalnızca cezaların ağırlaştırılmasından ziyade, önleyici politikaların güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması, etkin bir koruma ve ihbar mekanizmasının kurulması, adli süreçlerin çocuk odaklı hale getirilmesi ve mağdurlar için kapsamlı iyileştirme hizmetlerinin sunulması gibi, bütüncül bir yaklaşımı” gerektirmektedir.
Velhasıl, “bir kereden bir şey olmaz” derseniz, “çocuk istismarı konusunda verilen önergeleri reddederseniz”, daha önemlisi, “aldığınız yetkinin hakkını vermezseniz” kapımızın önünde, daha çok kokan pislikler görürüz!
Yusuf Cinal yazıyor, 9 Şubat 2026
Yusuf Cinal
Diğer Yazıları
Yönetici
