Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ülkenin, acil ihtiyacıdır?

Ülkenin, acil ihtiyacıdır?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Bir “Bayramı” daha, geride bıraktık!..
Önümüzde bir “Kurban Bayramı” var..
Türkiye’de,” iç siyaset gerginliği”, hepimizin malumu!
“İktidar ile muhalefet arasındaki gerginlik, insanımız üzerinde olumsuz yansımalara”, neden olmuyor değil?..
Bütün bunlara, bir de “İsrail-ABD(Amerika Birleşik Devletleri) İran” savaşı eklendi..
Dünyadaki gelişmeler, “Türkiye’nin üzerine olumsuz olarak yansırken, maalesef, ülkede iktidarın, bu olumsuzlukları okuma ve tedbir alma konusundaki basiretsizliği, şüphesiz insanımız üzerinde, gelecek kaygısı” yaratıyor!..
Bir kere, “toplum barışı için adalet arayışları, ülkenin her yanında, ençok konuşulan, konuların başında” geliyor?
Neden acaba?
Demek ki, işler her yerde, aynı gitmiyor!
“Ülkenin akortu bozulmuş”, bir kere!
Görüş bu!
“Ona, buna kızmakla, şunu, bunu gözaltına almakla, hapse atmakla neyi ” düzeltebiliriz ki?
Yani,” üç maymanu mu” oynayalım?
Görmeyelim, duymayalım, işitmeyelim!”(Japon Atasözü)
Öyle mi?

ADALET TERAZİSİ?
Ne oldu da,” adalet terazisi” bozuldu?

Bir kere, “adalet bürokrasini ele geçirme, yeni nesil adalet dağıtıcalarında ısrar etme, siyasallaşma, tutuklu, tutuksuz yargılama konularındaki kararlar, kararsızlıklar, yasaların uygulanmasında, Ankara’nın tercihleri, operasyonlarda, çoğunlukla muhalefet tarafının hedef alınması, gece yarısı ve sabaha karşı operasyonlar, muhalefet partililere baskınlar.., elbette terazinin topuzunu”, dengede tutmuyor!?
Neden acaba?
Bilenler, biliyor ya?
Bu durumu yazan gazeteciler de, sistemin içinde payına düşeni alıyor!
Hoş değil?
“Sokakta, evde, kahvehanede, işyerinde, cemiyetlerde, otobüste, dolmuşta, trende, gemide, düğünde, kınada, nişanda, cenazede, her yerde konuşulanlar” bunlar!
Gizlemeye, gerek mi var?

GERÇEKLER?
CHP(Cumhuriyet Halk Partisi) “ Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinde, “yüksek sesle yankılananlar, iktidarı hiç rahatsız etmiyor gibi”, görülüyor..
“Millet İradesi”, umursanmıyor sanki?
Bütün bunlara paralel olarak, “gazete sayfalarına yansıyanlar, televizyon ekranlarından işitilenler, sanal ortamda ortaya dökülenler” ise, “ülkenin pür melalini ” göstermeye yetiyor..
Gerçekleri yazanlar ise, “ vatandaşı yanıltma, nefret suçu işleme, hakaret, gizli bilgileri yayma” gibi suçlamalar, “demoklasin kılıçı gibi, siyasetçilerin, iş insanlarının, yazarların, çizerlerin, muhabirlerin, hatta sıradan vatandaşların”, başında sallandırılıyor.!.

“Basın özgürlüğü, anayasal haklar, kamu adına görev ifa, kişisel temel haklar, demokrasi..” kimin umurunda?

50 YILLIK DENEYİM!
“Bir yerel gazetede bile yazmamıza, vatandaşı bilgilendirmemize, haberdar etmemize rağmen, 50 Yılı aşan basın emekçiliği yolunda, bizleri uyaran dostlarımıza, vallahi ne söyleyeceğimi” bilemiyorum!..
“Bunca deneyim ve tecrübelerimizi” mezara mı götürelim?
Şurada, “bir dini Bayramı” idrak ettik..
Dinimizin emridir, “üç günden fazla küs” kalmamak..
“Barış adına da, dostlukları pekiştirmek, kırgınlıkları gidermek, yeni barış köprüleri atmak, hapiste olanların sevdikleri ile buluşmalarına imkan sağlamak, af etmek, yeni bir beyaz sayfa açmak” hep beklentidir..
Ama, nedense böyle olmuyor?
Bakınız, “sadece adalet vurgusu” konusundaki görüşlerimiz,sayfayı doldurdu..

MİLLİ DEĞERLERİMİZ?
Bunlar benim değil, “toplumun ortak” düşünceleri..
Bizler, ” kamu adına”, görev yapıyoruz..
“Devlet, Millet, Vatan, Bayrak, milli değerlerimiz”, elbette hepimizin ortak hasletleri..
Bu konularda bir suistimal varsa, amenna, yasalar çerçevesinde gereken yapılmalı..
Ama, “ülkenin yarınları, ülkemezin içinde bulunduğu durum, insanımız yaşadıkları ve en önemlisi, toplum barışını tehdit eden, siyasal, sosyal, ekonomik ve hukuki değerlerde kamu düzenin bozulmaması yolunda, yapıcı eleştirisel düşünceler hoş görülmeli” ve bunlardan yararlanılmalıdır..

İRİ, DİRİ, BİR OLMAK?
“İri, diri ve bir” olmanın yolu,buradan geçer!..
“Yerli ve milli” olunacaksa, “birbirimizi eleştirmekten” neden korkalım?
“Yasalar herkese eşit uygulanıyorsa”, kim, ne diyebilir?
Sadece, “Türkiye bir hukuk devletidir” demekle, sorunlar halledilemez?!
“Bunu göstermek, yaşatmak ve uygulamak, içselleştirmek” gerekir!.
Lütfen, “hepimiz, her kesim empati” yapmalıdır..
Çevremizdeki gelişmeler, “bu empatiyi zorunlu” kılıyor..
Fazla lafa gerek yok, “herkes üzerine düşeni, bu yolda yapmalı ve birlik beraberlik içinde, geleceğe” yürümeliyiz!
Ülkenin, “acil ihtiyacıdır” biline!
Haftanız, sağlıklı güzelliklere vesile olsun!
Yusuf Cinal yazıyor, 23 Mart 2026


Ülkenin, acil ihtiyacıdır?
+ -