Sevgili okurlar,
Bugün yazıma, “önemli gelişmeler” ile başlamak istiyorum..
Takdir edersiniz ki, “ülkenin tepesinde fırtınalar koparken, aşağıda olup bitenlere”, pek kulak asan olmuyor?..
Ancak, “aşağıda olanlar ise, bir başka toplumsal çürümüşlüğün izlerini taşısa da”, unutup geçiyoruz!
“Bu unutkanlık, bu balık hafıza durumu, bizlere nelere mal olmuyor ki”, nelere?
Hani, o tekerleme, bu durumlarda, çok hatırlanır..
“Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir süvariyi, bir süvari bir savaşı, bir savaş bir devleti kurtarabilir..”Tarihi değerlerimiz,” Timur ile Cengizhan’a atfedilen bu sözlerin anlamı”, çok önemlidir..
Bazen,”küçük işler, büyük işlerin başarılmasına”, vesile olur..
“Başarıya giden yolda, en küçük ihmalin bile, nelere mal olacağını, iyi hesaplamımız” gerekmez mi?
Velhasıl,” işi, görevi küçük saymamak” gerekir..
Bakınız, “ülkemizde, en büyük suistimallerin yaşandığı alanlar, dinin, kişisel menfaatlere alet edildiği” alanlardır..
İSTANBUL MERKEZLİ SOYGUN!
Bizim Sakarya Gazetesi’nde yer alan bir habere göre,” İstanbul merkezli hac ve umre organizasyonu firması Elham Tur’a, kayıt yaptıran yüzlerce kişi, firma yetkililerine ulaşamayınca, büyük bir mağduriyet yaşadı. Türkiye genelinde yaklaşık 2 Bin 500 Kişinin etkilendiği olayda, Sakarya’da da çok sayıda vatandaş savcılığa başvurdu” bilgisi yer alıyor..
Alın size, “suistimal, menfaat, umursamazlık, ciddiyetsizlik, sorumsuzluk ve çürüme kokan” bir durum!..
KANDIRILDILAR?
Bir firma, “üstelik dini amaçlı bir ziyaret için, insanları nasıl kandırır, nasıl iyi niyetlerini” hiçe sayar, kandırır, paraların üstüne yatar!
Akıl almıyor, değil mi?
Neymiş?
İzahı, bile zor!
Bizi ilgilendiren tarafı, “sadece kayıt yaptıranların mağduriyeti değil, bu işe Sakarya’da aracılık yapanların durumunu da” düşündürmeli?!
Vay ki, ne vay!
Bu haber, Sakarya yerel basınında da yer aldı..
Meslektaşlarımız, bu mağduriyete gerçekten özverili olarak yaklaşarak, konuya geniş bir yermeleri, herşeyin üzerindedir..
Görevleri ya?
Merak ettiniz, değil mi?
İLK EVİM, İLK ARSAM?
“2022 Yılında başvuru yapılan ve Sakarya’da 2023 Nisan ayında kura çekilişi yapılan, “İlk Evim, İlk Arsam”projesinde, “arsa yerleri ve fiyatları”, hâlâ açıklanmadı.
Sakarya’daki yaklaşık 2 Bin hak sahibi, 3 Yıldır proje hakkında bir yanıt alamadıklarını belirterek, yetkililere çağrıda bulundular.”
Haber giriş başlığı bu! Analışlmayan bir durum yok!
Yukarıda, sözünü ettiğimiz özel bir firma!..
Ama, aşağıda sözünü ettiğimiz olayın muhatabı ise, devlet!
“Siyaset adına, devlet işlerini yönetmeye talip olanların, sorumlulukları” daha büyük..
TOKİ ARSA VE EVLERİ?
İnsanımız, devletine güvenmeyecek te, kime güvenecek?
Hak sahiplerinin, “canına tak demiş ki, alanlara çıkıp eylem yapmaya” kalkmışlar..
Burada da, “bir mağduriyet”, söz konusu!
Yetkili,”TOKİ” ise, gereğini geçte olsa, yapmalıdır..
Öte yandan, “bir başka sorumlu bakanlık ise, aynı durum bakanlık için de” geçerlidir..
Vatandaşı ikna edici bir bilgi, şu ana kadar paylaşılmadı?
Sakaryalı milletvekillerimiz, “sağır kulak üzerine yatacağına, basında yer alan ve alanlara çıkıp hak arayışında olan vatandaşlarımızın sesi olmayı” düşünmediler mi?
Son olarak, bir başka hak arayışı haberi ile yazımıza son verelim..
EMEKLİ ÇADIRI?
Yine yerel basında yer alan ve Bizim Sakarya Gazetesi’nin yazdığı haber içeriği,“Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar Dursun’un düzenlediği emekli hak arama üye kaydı çadırına, yağmura rağmen, emeklilerin yoğun katılım göstermesi dikkat çekti. Gar Meydanı’nda kurulan “emekli hak arama ve üye katılım çadırı”, olumsuz hava koşullarına rağmen Sakaryalı emeklilerin desteğiyle karşılandı” şeklindeydi..
Emeklilerin, zorda olduğunu bilmeyen mi kaldı?
“Devletin imkan ve kabiliyetleri”, onlar için de, seferber edilmeli..
İnsanımızın,” çürümüşlüğe, sorumsuzluğa, liyakatsizliğe, vurdum duymazlığa, biz biliriz siyasi anlayışlara mağdur ve kurban edilmemesi”, temennimizdir..
GİDİŞAT KORKUTUYOR!
Söylenecek, yazılacak çok şey var!..
Türkiye, “bir an önce, bu çürümüşlükten, kokuşmuşluktan, vurdum duymazlıktan, neme lazımcılıktan, siyasi kutaplaşmalardan, sen-ben kavgasından” kurtulmalı!
İnsanımız, “devletine, milletine, siyasetçisine, askerine, polisine, jandarmasına, köylüsüne, işçisine, memuruna, iş adamına, esnafına, sporcusuna, çarşısına, pazarına güven duyacak hale” getirilmelidir!..
Bu konuda, “kim, elini taşın altına koyacaksa, koysun, gidişat, hayra alamet” değildir!
Yusuf Cinal yazıyor, 4 Nisan 20226
Yusuf Cinal
Diğer Yazıları
Yönetici
