Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Dikkate alırlar mı ki?

Dikkate alırlar mı ki?

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar
Türk siyasi hayatında, “yeni bir durum tartışması yaşanırken”, kafalar iyice karıştı..
Zira, Türkiye’nin getirildiği bu ” Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” içinde, bu tartışmaların yeri neresidir?.
Kaldı ki, “Parlamenter Sistem’den” neden, buralara geldik ki?
Hikaye, başka elbette!
İşte asıl mesele, “Cumhur İttifakı” tarafından da, sık, sık dile getirilen,” Yeni Türkiye Yüzyılı” vurgusu ile siyasetin evrildiği nokta, “ülkede büyük bir kaygı, endişe ile takip” ediliyor..
Gerçekten, işin içinden çıkmak, öyle kolay değil?
Neden mi?
Nedeni, “Türkiye’nin içinde bulunduğu stratejik konum” elbette!
Türkiye’ye rol biçenler, hep devrede?..
Başımızı, bir türlü kaldıramıyoruz!
Müsade etmiyorlar?
“Müesses nizamın birleşenleri, Amerika ile İsrail”, bu konuda baklayı ağzından çıkarmadı mı?

İLLA DA MONARŞİ?
Amerika Büyükelçisi Tom Barrack’ın sözlerini, bir kez daha hatırlatmamız lazım!
“Ortadoğu ve Asya’da nizamın sağlanması için ‘Monarşi ‘(*) yönetimleri önemlidir. Türkiye’nin de bu yönde adım atması beklentidir” diyen Tom Barrack, bir bakıma, “Osmanlı İslam Cumhuriyeti” oluşumunu dikte etmektedir..
Sevsinler!
Türk Milleti’ni, ne sanıyor?
Bir bakıma, “biat, itaat ve tek adam ” rejimlerini öneren Amarika Büyükelçisi Tom Barrack’ın bu sözlerine,” başta CHP Cenahından ve muhalefet kanadından” tepkiler gelirken, “AK Parti ve Cumhur İttifakından” bir tepki gelmemesi manidardır!..

TÜRKİYE’YE BİÇİLEN ROL?
Şimdi, uluslararası bağlamda, “Türkiye’ye biçilen rolü” kavradınız mı?
“Müslüman ülkeleri bir şekilde kontrol altına alan Amerika ve İsrail, İran’ı da dize getirdikten sonra, Türkiye’yi de, bir şekilde el altında tutmak” istiyor..

İsrail için, “bir Türkiye tehdidi böylece önlenmiş” olunuyor..
Bunun işaretlerini, açık ve net bir şekilde, “Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Erdoğan ile Amerika Devlet Başkanı Donald Trump arasındaki, telefon mesaisi ve yüz, yüze görüşmelerden, yapılan açıklamalardan” anlıyoruz..
Şimdi konu, daha berraklaştı değil mi?

MÜESSES NİZAM?
İşte, bu bağlamda, “müesses nizamın isteği doğrultusunda, Türkiye’de siyasi adımlar atılıyor, taşlar yeniden döşeniyor, kartlar yeniden karılıyor” diyebiliriz..
Peki, bu yönde, ne tür adımlar atıldı, atılıyor?
24 Yıldır iktidarda olan AK Parti iktidarı ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yorgunluğu(metal yorgunluk), yıpranması ve yanında sevilen siyasetçilerin kalmaması işi güçleştiriyor..
Ama,” İlla da Tayyip’ten” vazgeçilmiyor..
Ne zamana, kadar?
O mutlak, sona kadar herhalde?
Ama, “Amerika ve İsrail ittifakı için Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başka, Türkiye’yi frenleyecek ve bu ikilinin sözü bağlamında el altında tutacak”, başka bir lider yok!
“Parlamenter Sistem, o nedenle öcü” gösteriliyor!

TAŞLAR DÖŞENİRKEN
Halkın büyük bir bölümü değişim isterken, “yerel seçimlerde büyük zafer kazanmış olan CHP’ye(Cumhuriyet Halk Partisi) ve genç liderleri Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş” hedefe kondu..
Geri dönüp, bu yolda yapılanları anlatmaya gerek var mı?
-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu nerede?
-Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başı üstünde sallandırılan operasyon ve hukuk sopası, herkesin malumu!
-Zindanlara tıkılan siyasiler, size, bize, ne anlatıyor?
“Bir yolsuzluk, temiz eller operasyonları mı yapılıyor, yoksa iktidara yürüyenler, yargı sopası ile izaha mı getiriliyor” dersiniz?
Karar, sizin muhakkak!

MUTLAK BUTLAN
Son “Mutlak Butlan” kararına gelecek olursak, söylenecek, yazılacak çok şey var..
Bir kere, AK Parti ve dolayısıyla Cumhur İttifakını, seçim ile gönderme umudu, CHP ile oluşmuş olmasının ardından, anketlerde bir türlü sıçrama yapamayan iktidar cenahını harekete geçirdi..
Evet,”Millet İradesine” büyük çelme takılmışken, gelecekte,“Milli İrade”, nasıl tecelli edecektir ki?
Şüphesiz, “CHP’nin iktidar yürüyüşü”, bir şekilde “Mutlak Butlan ile engellendi” diyelim!
Milletin önünden, sandığı mı alacaksınız?

MİLLET İRADESİ
Ya da, “sizin istediğiniz şekilde bir muhalefet mi dizayn edilecek, bu bağlamda Millet İradesine ipotek mi” koyacaksınız?
Bütün bu gelişmeler, bize gösteriyor ki, iktidarın niyeti belli?

Şimdi, “bu yolda yargı marifeti ile CHP’ye kayyum olarak atanan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu”, bakalım nasıl bir oyunu sahneye koyacak?
Tepkilerin odağındaki Kılıçdaroğlu’nun işi zor ki, ne zor!
Bu işin içinden nasıl çıkacaktır, merak konusudur tabii ki?
CHP’nin iktidar yolundan,” yargı marifeti ile alıkonduğu gerçeği”, gün ışığı gibi aşikardır..

SANDIK GÜVENCESİ
Siyaset bu ya, “mutlaka bir çözüm yolu” bulunacaktır..
Temennimiz, “kırmadan, dökmeden bir yolun bulunması ve uzlaşma ile muhalefetin birleşmesi” ve iktidara yürümesidir..
Türkiye’nin, kurtuluşu buradadır!
Ama, müsade edecekler mi?
Zira, “Türkiye’nin, bu büyük ekonomik yükü, büyük siyasi krizi”, daha uzun süretaşıması öngörülmüyor!..
Siyasetten beklenti, “halkımıza sandık güvencesi sağlanması ve muhalefetin sindirilmemesi ve teslim alınmaması, önlerinin kesilmemesi ve bu bağlamda yapılan siyasi operasyonların” sonlandırılmasıdır..

“İmam bildiğini okurda”, dikkate alırlar mı, ki?
Yusuf Cinal yazıyor, 25 Mayıs 2026
(*)Monarşi;
 Bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Genellikle seçim dışı(göstermelik seçimlerde olsa) yöntemler kullanılan sistemin adıdır..

Dikkate alırlar mı ki?