autosedat

Cam sakızı, çoban armağanı bir yazı?

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Yaz mevsimi ile birlikte okullar kapandı ve sosyal, kültürel etkinlikler bir başka boyutta hız kazandı..
Özellikle denizi sevenler, kıyı şeride, dağları, yaylaları sevenler ise yüksek yerlere, dere boylarını, nehir ve göl  bölgelerini tercih edenler ise, doğal cennetlere doğru akın ettiler…
Pazar günü, eşim Fatma Cinal-Çetin ile birlikte “Karasu” için karar kılmıştık..
Sonra kararı değiştirdik..
“Pazar günü oralar çok kalabalık olur, hafta içi gideriz” diye karar değiştirdik..
Sabah saatlerinde, sevgili meslektaşım, adaşım Nazım Aktürk, telefonun uçunda..
Merhabalaştık, ordan, burdan konuşurken, söz dönüp dolaştı, ”bizim kuşağa “ geldi?
“Kaç kişi kaldık” diye hüzünlendi Nazım kardeşim!
”Öyle ya kaç kişi kaldık” değil mi?

AH YILLAR, YALLAR?
Yıllar ne çabuk geçiyor?!
Hüzünlenmemek elde mi?
Nazım bu, ayrıntılara çok önem verir..
Paylaştığım bir resme bakarak, ”Ne güzel, birlikte olabileceğimiz arkadaşlarımız, dostlarımız var.. Sevgili Yusuf kardeşim, adına çok sevindim.. Bizi hala konuk edeceklerin olması ne güzel” diyerek, Akyazı günlerini özetledi..
Evet, sevgili Akyazılı bir duayen iş adamı, siyasetçi, gönül adamı Muzaffer Başer’in, Kuzuluk’taki evlerinde eski dostlar ile bir araya geldik..
Elbette, çok uzaklarda olduğum için, davetliler arasında değilim..
Sevgili eski Karaçalılık Köyü muhtarı, iş insanı Yılmaz Çetin ile telefonlaşıyoruz..
“ Yusuf yarın akşam Muzaffer Başer ustanın yemeği var.. Çok sınırlı bir arkadaş grubu bir araya geleceğiz.. Seni severler aramızda olursan iye olur” diye ekledi..
Adı bile yetti!
Hemen kabul ettim..
Kuzuluk’tayız!

ESKİ DOSTLAR,ESKİ DOSTLAR!
Sevgili okul arkadaşlarım, Dr.Yaşar Yılmaz, Lokman Fazlıoğlu, Nihat Kök, iş insanları Yılmaz Çetin, Hüseyin Hikmet, Ahmet Cemal Var, Mehmet Uluköylü ve sevgili öğretmenimiz, meslektaşımız Kenan Certel ile birlikteyiz..
Sıcak ve güleryüzlü bir karşılama..
Evin kızı Perihan, annesi bizi görünce çok seviniyor..
Uzatmayalım, hoş sohbet bir buluşma..
Oradan, buradan konuşuyoruz..
Sonra “Eski dostlar” şarkısı ile başlayan, esintilerde akıp gidiyoruz!
Sen ne güzelsin, ey dostluk..
Öyle ya, dostluk yaşatılınca güzel..
Sonra Nazım Aktürk’ün o sözü kulaklarımda..
“Yusuf’um hep iyi arkadaşlarımız toprakta, güzellikleri yaşamaya bakalım!”

SERBESLER BOTANİK BAHÇESİ!
Bu sefer, bir başka telefonda, sevgili Tamer Büyü ve muhterem eşleri Serap Güvenman-Büyü..
Bir sürpriz yapıyorlar, Sevgili dostum Vahit Serbes’in, Çaybaşı Fuadiye’deki Botanik Bahçesi’nde bizi konuk ediyorlar..
Sevgili Vahit Serbes ile eski günlerin acısını çıkarırcasına kucaklaşıyor, dertleşiyor, bir kahve içimi olsa da sohbete doyamıyoruz..
Sakarya’da, bu yatırım benzer birbirinden güzel gerçekten birçok tesis hizmete sunulmuş..
Güzellikler bununla da sınırlı değil..

HAYDİ ACELLE YAYLA ŞENLİKLERİNE?
Cuma, Cumartesi ve Pazar gününü de içine alan “Acelle Yayla Şenlikleri” var..
En son sevgili, merhum eski Akyazı Belediye Başkanı Yaşar Yazıcı’nın daveti ile gittiğim, Acelle Yaylası şenliklerine arkadaşları ile gitmiş dostum Mehmet Uluköylü..
Büyük bir ilgi ve kalabalıktan söz etti Mehmet Uluköylü..
Sonra Bizim Sakarya Gazetesi’nde okudum..
Açılışa başta Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan ve çok sayıda davetli katılmış..
Ama en önemlisi halk orada..

KEKİK KOKULU ÇİMENLER!
Ne kadar isterdim, orada olmayı?..
Merhum babam Hakkı Cinal, annem Hava Yağcı-Cinal ile dayılarım Ahmet, Gençağa, Aliosman, Muhammed ve İzzet’in, hatta büyükannem Fadime Yağcı’nın ayak izlerini aramak, bulmak isterdim..
Kardeşlerim, evet kardeşlerim, Ali Ağabeyim, yine beni sırtına alsa,  Cimşirli göle gitsek, yayla çiçekleri toplasak, kekik kokusu içinde, orman gölleri arasında kaybolsak?..
Cam sakızı, çoban armağanı hediyeleri sevgiliye sunsak?
Kayın ağaçları gövdesine isimlerimizi yazsak?

YEŞİLLİK ARASINDA KAYBOLSAK?
Cam ağaçları, kara şimşirler arasında saklanbaç oynasak?
Ne güzeldir, bizim oralar, ne güzeldir!..
Bir kemence gaydasında Hanyataklı Deli Şükrü’yü, Boztepeli Hasan Ali Kılıçkeser ile Kara Hasan’ı ansak..
Güzellikler bu kadar değil elbette..
Yazacağız, eleştireceğiz, hatırlayacağız, hatırlatacağız?..
Ah be görevlim, o yayla yollarını toz duman içinde nasıl geçip gittiniz?
Bazen güzelliklere ulaşmak, zahmeti de gerektirir!
Umarım, gelecek yıl bu eksikliği giderirsiniz!
Yeni bir haftanın başında, herkese sağlıklı güzellikler dileriz..
Yusuf Cinal yazıyor, 01 Ağustos 2022 Adapazarı

Cam sakızı, çoban armağanı bir yazı?

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Belhaber.be ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin