autosedat

Elçiye zeval olmaz!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Bu haftasonu sizlere, biraz “diplomatlarımızdan”, yani ülkemizi dışıradı temsil eden “büyükelçi, başkonsolos ve diğer hariciye (dışişleri) mensuplarımızdan” söz etmek istiyorum..
Gerçi, “Hakikatin Peşinde Bir Ömür” adlı kitapta, bu bahsi enine boyuna irdeledim, yaşadıklarımı, gördüklerimi bir, bir not ettim amma?
Evet, bu kitabı okuyanlar, en azından bu “diplomatlarla” ilgili enine, boyuna bilgi sahibi olmuşlardır..
Konuyla ilgili çokça kitap var..
Çokça anlatılan, yaşanmışlıklar var..
Adı üzerinde ““hariciye” ya, hariçte  ülkesini, insanını, bayrağını, vatanını temsil edenlerin hikayesi, öyle bir iki yorum analizle anlatılır mı?
Öyle bir ülkenin dış temsilcisi olmak, helede “büyükelçi, başkonsolos” olmak  öyle “cepte keklik” bir görev değildir?
Okullu olmak gerek, yani mektepli!
Ülkenin en saygın okullarından geçer bir diploma!..
Sonra, dil bilmeniz gerekli..
Bir dil yetmez, iki dili, hatta üç, dört!..

BÜYÜKELÇİLİK GÖREVİ
Genel kültürünüz, dışarıda ülkeyi temsil yeterliliğiniz?
Yani, bu iş için sizi, bir “hariciye sınavı” bekliyor..
Öyle,” hoop diye paraşütle, Brüksel’e, Londra’ya, Berlin”e, Nevyork’a atanmak” yok?
Siyasi bir dille söylersek ki, bunu asla kabu etmiyorum, “Dışişlerine girmek için, mesleki diploma yeterliliğinin yanı sıra, sınava girmenizi, bu iş için gerçekten referans, yani adamını bulmanız” gerekiyor!?..
Bulamayanları, bileğinin hakkı ile başaranları, elbette tenzih ederim!..
Yani, “bileğinin hakkı ile dışişlerine girip, ülkesini, vatanını, milletini, bayrağını hakkı ile teslim edenlere”, buyrun şapkamızı çıkaralım..
Onlar, bunu çoktan hak ediyor!
Ya hak etmeyenler, muhalefetin, milletin diline düşen paraşütle atananlar?
Anlatmağa değer mi?
Dile düşmüşlerse, geçiniz efendim!

ANKARA’DA SİYASİLER?
Neyse, konumuz bu değil elbette?
Devletin alimenfaatlerini, Ankara’da ki siyasilerden daha iyi bilecek değiliz ya?
Devran bu, böyle dönüyor çark?
Aileniz sizi okuttu, büyüttü, yetiştirdi, “haydi aslanım görev sırası sende” dedi ve herşeyi başardınız, küçük bir memuriyette olsa, dışişlerinin, “yani hariciyenin bir basamağından diplomatlığa ilk adımı “ attınız..
Ne güzellik değil mi?
Ya bu ilk adımı atamayanlar?
Sonra,”bekle baba, bekle, sıra size gelecek te, kendinizi gösterme, ülkenize, insanınıza hizmet aşkınızı” göstereseniz?
Hani o tekerlemiyi biliyorsunuz ya, “ölme eşeğim ölme, yonca biter de yersin” misali bir durum!

LİYAKAT GİTİ, PARAŞÜT GELDİ!
Maalesef, Türkiye’nin, “eski Türkiye’den, yeni Türkiye’ye evrildiği”, bu günlerde ağızlara peleselenk olan bu
“ büyükelçiler kararnamesi” ile kimler, hangi görevlere, hangi başkentlere atanmadı ki?
İşin içine “siyaset karışınca, liyakatlilik bir kenara ötelenince”, bu görevin de bir anlamı, itibarı kalmadı!
Belçika’nın başkenti Brüksel’de 38 Yılı aşkın bir zaman dilimi içinde, “ne büyükelçiler, ne başkonsoloslar, ne diplomatlar gördük”, ne?
Brüksel bu!
Hepsinin de farklı hikayesi, duruşu, bakışı, anlayışı vardı?..
Öyle “kordipolmatik bir göreve gelmek, Türk Bayrağı forslu bir otomobile binmek, önemli bir başkentte büyükelçi olmak öyle sıradan bir görev olmasa gerek” değil mi?
Aşçılar, hizmetkarlar, korumalar, görevliler…

ELÇİYE ZEVAL OLMAZ?
Zira,  “ülkenizi, Cumhurbaşkanlığı makamını, yani dışarıda devleti temsil” ediyorsunuz!
İşte “elçiye zeval olmaz” dedikleri görev bu!
Yani bir haberi ulaştıran büyükelçiler, haber ne kadar kötü olursa olsun suçlanamazlar..
Bu mesleğin doğasında da bu var!
Diplomat olmanız için, “o diplomasi kulvarından geçmek, o işi, o anlayışı, iyice hazmetmeniz ve yeteneklerinizi konuşturmanız” gerek..
Bir zamanlar, bir kesimin tekelinde bulunan, bu göreve Cumhuriyet ile Türk diplomatları atanır olmuşsa, bunu iyi anlamak bilmek, öğrenmek gerek..
İşte bu yüzdendir ki, adı “monşerlere” çıkanların, hayatları, yaşam dünyaları, görüşleri, duruşları farklıdır..
Çünkü onlar diplomattırlar..
Geçelim!
Avrupa Birliği’nin, NATO’nun, çok üluslu şirketlerin ve üstelik hemen, hemen her ülkenin dış temsilciliğinin bulunduğu bir başkent Brüksel!
“Diplomatik başkent Brüksel’e atanmak”, öyle sıradan bir olay değil!

BÜYÜKELÇİ BEKİR UYSAL
Atandığınızda ise, bu işin, bir ölçüsü, bir esprisi var demektir..
“Brüksel” deyip geçmeyiniz?
Türkiye’nin, “üç büyükelçi, iki başkonsolos ve askeri delegasyon bulundurduğu, üstelik azımsanmayacak bir vatandaş kitlesinin yaşadığı Belçika’nın başkenti Brüksel’den” söz ediyorum..
Bu önemli göreve son olarak,  (Belçika Kraliyet nezdinde Büyükelçi)  Büyükelçi Bekir Uysal atandı..
Yıllarca hariciyenin tozlu kulvarlarında koşturan, Brüksel için sıra bekleyen Büyükelçi Bekir Uysal, Belçika Kralı Philippe’ye “güven mektubunu” sunup, resmen göreve başladı..
Büyükelçi Bekir Uysal, görevi Büyükelçi Dr. Hasan Ulusoy’dan devraldı..

BÜYÜKELÇİLERİMİZİ HATIRLAMASAK OLUR MU?
Daha önce Brüksel’de büyükelçi olarak görev yapan” Zeki Levent Gümrükçü, Mehmet Hakan Olcay, İsmail Hakkı Musa, Nazif Murat Ersavcı, Fuat Tanlay, Rasih Erkan Gezer, Temel İskit, Güner Öztek, Yıldırım Keskin, Ecmal Barutçu ve Faik Melek’e uzanan bir süreç içindekiler ile” tanışıklığımız oldu..
Birçoğu ile olmasa bile, çoğu ile hoş unutulmaz hatıralaramız var!
Brüksel’de görev yapan bir gazeteci olarak, hele de bir sivil örgütün(Belçika Türk Spor Federasyonu) temsilcisi iseniz, “büyükelçilerle diyaloğunuz” kaçınılmazdır..
Bir kere, gazeteci dostlarımızı da bu bağlamda müsade ederseniz hatırlatayım..

BRÜKSEL’İN DUAYEN GAZETECİLERİ?
“Merhum Şerif Sayın, Nusret Özgül(Hürriyet), İlhan Karaçay( Hürriyet-Sabah-Dünya), merhum Mehmet Ali Birand, Ahmet Sever (Milliyet),  Hadi Uluengin (Cumhuriyet-Hürriyet), Sabih Akay( Güneş), Muammer Elveren(Günaydın-Hürriyet), merhum Sıtkı Uluç, Mehmet Özdemir( Tercüman-Anadolu Ajansı),  Ender Ulgen-Tufan Ersin( Anadolu Ajansı)Vakur Kaya(Türkiye) ile diğer meslektaşlarımız” ile birlikte, Brüksel’de görev yapmanın ayrıcalğını yaşadık..
Ne koşturmalar, ne?
Ne haber atlatmalar ,ne?
“Türkiye’nin terörden muzdarip olduğu, sözde Ermeni soykırım iddiaları ile suçlandığı, ASALA Terör örgütünün kıyımlar yaptığı, Avrupalı Türklerin işçilikten patronluğa, siyasete adım attığı yıllar” unutulur mu?
Bugün farklı mı ki?
Elbette yazacaklarımız var..
Yazmadan olur mu?

KULİS BİLGİSİ?
Evet, “AB nezdinde Büyükelçilik görevi içen eski büyükelçilerimizden Faruk Kaymakçı ile NATO Büyükelçiliği için Zeki Levent Gümrükçü’nün” adı geçiyor..
Kulis bilgisi bu ya, hayırlı olsun!
Diplomatlarımızı irdelemeye devam edeceğiz..
Yusuf Cinal yazıyor,  19 Kasım 2022 Brüksel




Elçiye zeval olmaz!

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Belhaber.be ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!