Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İktidar, muhalefet krizi!

İktidar, muhalefet krizi!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Şüphesiz, “Türkiye’de yaşanan gelişmeler, yurtdışında yaşayan vatandaşları da”, yakından ilgilendiriyor..
19 Şubat 2025 Tarihinde başlatılan, “Şafak Operasyonu” ile CHP’li(Cumhuriyet Halk Partisi), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının gözaltına alınması, emniyete götürülmesi ve yargılanması sürecini, hep beraber takip ettik..
Elbette, yurtdışında yaşayanlar,“Türkiye’de neler olup bittiğini”, önce anlamaya çalıştılar..
Öyle ya, “anavatan, babavatan” dedikleri Türkiye’de, gerçekten neler oluyordu?
Evet, Türkiye’de neler oluyordu?
Bu sorunun cevabı için, “herkes cep telefonlarına sarıldı ve televizyon başına” geçtiler..

SİYASİ HESAPLAŞMA!
İlk bilgiler ışığında, “Türkiye’de, bir siyasi hesaplaşmanın” ipuçlarını yakaladılar..
Bunca kiriz ve sorunumuz arasına,“iktidar-muhalefet krizi’de” eklenmişti..
İktidar-muhalefet!
Ülkenin, “bu kadar büyük bir kriz içinde olduğu, insanımızın ekonomik sorunlar ile boğuştuğu, aylık ücretleri ve gelirleri ile fiyatlara yetişemediği, hukuksuzluk ve adaletsizliklerin yaşandığı, liyakatsizliğin, eşitsizliğin, siyasi baskıların alabildiğine yaşandığı bu günlerde”, yaşanan neydi ki?
Bilen vardı, bilmeyen vardı?
Taraf olan vardı, taraf olmayan vardı?


BİR BAŞKA SÜREÇ?
Bir yanda, “teröristbaşı Apo(Abdullah Öcalan) ile görüşmeler, heyetlerin gidip, gelmesi, DEM Heyetinin, siyasi partileri ziyaret etmesi, bütün bunlar da sorgulanmıyor” değildi?
Madalyanın, bu yönü de vardı!
Ne oldu da, “birden bire MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, o tarihi açıklama ile DEM’e seslendi, APO Gelsin Mecliste konuşsun” demişti?
Yankıları süren, “bu çağrının altında, MHP’nin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin olduğu” söyleniyordu..
Aslında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” içinde, “Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, görevini sürdürmesi gerektiği yolunda açıklamaları da” unutulmadı..
Vay be!
“Ne Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemi” hani?
Yandaş olan baştacı, yandaş olmayan kahrolsun hemi?

TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE?
Neyse, hafızalar tazelendi..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o unutulmayacak açıklaması” akla geldi?
“Turpların asıl büyükleri” heybede!?
Demek ki, hesaplar, 2028 Yılı için yapılıyor..
Ya da, olası bir erken seçim için,,
Bu yüzden, “Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önündeki taşların temizlenmesi” gerekiyor..

Öyle diyor, siyaset bilicileri, yorumcu, yazar, çizerlerimiz..

Bunun için, “gerekirse Anayasa değiştirilecek, karşı güçlü adaylar saf dışı edilecek ve süreç işletilecek” öngörüleri paylaşılıyor..
Peh, peh, peh!

TOPAL ÖRDEK?
İşte CHP’nin, “adayınızı açıklayın” baskıları altında, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için düğmeye basması, karşı cenahın el altından hazırladığı projelerin, öne alınmasını ve uygulamasını, acilen gerektirdi iddiaları”, gündeme damga vurdu..

İşin asıl püf noktası, işte burasıydı!
İstanbul’u, seçimlerde kaybeden AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, elindeki imkan ve kabiliyetleri ,”topal ördek” açıklaması bağlamında, devreye soktuğunu, söyleyenlerde yok değildi!?..
Demek ki, neymiş?
“Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belli olurmuş” sözü, akıllara geldi.
İşte, Türkiye’deki sokaklara, alanlara sarkan insanlarımızın ardından, yurtdışı Türkler’de, kendi imkan ve kabiliyetleri bağlamında alanlara inerek, Türkiye’deki gelişmelere taraf oldular..
Peh, peh, peh!
Sık yalanı, dövelim inananı?

BU ÜLKE BİZİM!
Onlarda, “hak, hukuk, adalet “ bağlamında, “siyasi kirliliğe, orantısız devlet gücünün, siyasete alet edilmesine, gözaltılara, tutuklamalara karşı”, bayrak açtılar..
“Demokrasilerin bu, özgür ortamı ve güzelliği içinde, haklarını kullanmaya, milli iradeye sahip çıkmaya özen gösterenlerin, İstanbul ve Türkiye sesleri”, Avrupa ülkelerinde de, yankılanmaya başladı..
Hatta, bu seslere yabancılar bile dahil oldu..
“Birbirimize tahammül ve kişi hak ve özgürlüklerine saygı göstermemiz, şiddetten uzak, kardeşçe ülkeyi yönetmeye talip olmamızın, kime, ne zararı” olur ki?

KARADIR ŞU BAHTIM KARA!
Tencere dibin kara, senin ki benden kara!
Sen çık, aradan Ankara?
İstanbul, İstanbul , pastası büyük açık ara!
İktidar-muhahelfet çekişmesi, gönüllerde açtı yara!
Her taşı, bir altın olan İstanbul’da, düştük dara!
Karadır, bu bahtım kara!
Sonuçta, “siyasi hesaplaşmanın faturası”, halka kesilmemeli!?
Bu siyasi hesaplaşma”, kin ve öfke dalgasını azdırmamalı!
Siyasilerin, “bu iktidar-muhalefet kavgası “derhal sonlandırılmalı..

Vatandaşa da, “taraf ol, şuna boykot et, buna etme dayatmaları” yapılmamalı..
Ülke, “hak, hukuk, adalet normlarına” döndürülmeli..
Buna muktedir gücümüz ve irademiz var..
Kaybetmemişsek, tabii ki?

Yusuf Cinal yazıyor, 27 Mart 2025



İktidar, muhalefet krizi!