Sevgili okurlar,
Mübarek Ramazan ayında, “bir kesim görkemli, kuş sütünün eksik olmadığı iftar sofralarında boy endam gösterirlerken, fakir-fukara ise, kendi mütevazi sofralarına, zeytin, ekmek, peynir koyma” mücadelesindeler..
Bu durum, dünde böyleydi, bugün de böyle!..
Bilge insanlarımızın tespititir, unutmak olmaz!
“Açlık görmeyenler aç olanların, ölüm görmeyenler ise, acı yaşayanların derdini nereden bilecekler ki?”
Gazeteci, yazar ve haberciler olarak, tespitlerimiz elbette çok önemli..
Neden diyeceksiniz?
Bizim mahallenin genç ve duayenlerinin, yani mensuplarının, “insanlarımızı haberdar etme, bilgilendirme gibi ulvi bir görevi” vardır..
Eğitimci bir kişilik sahibi olarak, “bilgilendirmeye ve haberdar etmeye” hep çok önem verdim, vermeye de devam ederim..
GENÇ NESİLLER?
Nerede olursa, olsun, “genç habercilerin, başka meslekler için, eğitim alanların”, hep yanındayız..
Bugüne kadar, “bünyemizde(İnter-Media Bruxelles Vakfı) çok sayıda öğrenci, staj imkanı bulmuş ve Erasmus projelerinden” yararlanmışlardır..
2018 Yılından beri, üç yıl hergün ve sonrası haftada üç gün yazıları kaleme aldığım Bizim Sakarya Gazetesi Ailesi içinde de, bu anlayışım değişmedi..
“Ülkemin, kentimin, beldemin, köyümün ve insanlarımın menfaati”, her şeyin üzerinedir..
Prensip olarak, “kişisel menfaatlerin, milli menfaatlerin üzerinde tutulmasına”, hep karşı çıktım..
“Devlet imkan ve kabiliyetlerinin, zenginliklerinin, eşit, adil, hak,hukuk çerçevesi içinde dağıtılmasından” yanayım..
Kimse, hiçbir grup, küme, devlet gücünü arkasına alarak, bu aziz ve yüce millete parmak sallayamaz, sallamamalıdır..
Esasen, “demokratik yapı ve temayüller, buna engeldir..
Buradan hareketle, herkes rolünü, üstlendiği görevi, vatandaşlık sınırları içinde olduğu kadar, yasalar çerçevesinde” oynamalıdır..
Bir gazeteci,yazar ve sivil örgüt temsilcisi olarak,“genç nesillere sahip çıkma, onlara imkan yaratma, lojistik destek verme ve yeni projeler ortaya koyma çabalarımız”, devam ediyor..
Sözü elbette, Türkiye’deki son gelişmelere getirmek istiyorum..
BİTMEK BİLMEYEN OPERASYONLAR?
Evet, “Türkiye’de siyaseti yakından ilgilendiren gelişmeleri, sizlere duyurmaya, bu gelişmeler hakkında sizleri haberdar etmeye”, çok gayret gösteriyoruz..
Özellikle, DEM Parti Belediyeleri ile “Türkiye İttifakı” altında, “seçim kazanmış belediyelere düzenlenen baskınlar, gözaltılar ve tutuklamalar, açılan davalar” hepimizin malumu..
Bu operasyonların, elbette öncesi vardı..
Yani yaşanmışlıklardan, söz ediyorum..
Bu operasyonlardan birine muhatap olan, “Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü” hatırladınız mı?
Belediye Başkanlığından uzaklaştırıldı, yerine kayyum atandı, “ama kendisi yeni bir sürecin başlangıcında oluşturulan heyette” yer aldı..
Enterasan elbette!
Başkanlıktan edildi, “ama yeni bir barış sürecinin mimarlarından, akil biri olarak, hala gündemin önemli aktörleri arasında”, yer almaya devam ediyor..
Ya, görevinden edilen diğer belediye başkanları ve görevliler..
ZOR YILLAR!
Suçlamalar, açılan davalar ve süren hukuki süreç!
Anlatılması,” zor yıllar” olarak, tarihe geçecek bu zaman dilimi!
Fakat, asıl “turbun büyüğü, bir şafak operasyonu” ile heybeden çıkarıldı!
“Türk siyasi tarihine mal olan turp”, hep hatırlanacaktır..
Akabinde, “CHP’nin( Cumhuriyet Halk Partisi) Cumhurbaşkanı aday, adayı olan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İzmir’den başlayan, Ankara, Kastamonu, Trabzon ve diğer il gezilerinde sergilediği dinamizim ve mevcut iktidara karşı başkaldırışı, meydan okuması, hodri meydan çekmesi ve Türkiye’nin geldiği noktayı işaret eden tespitleri, geleceğe dair öngörülerini” takip ettik..
Final İstanbul’a kalmıştı, ne yazık ki, bunu gerçekleştiremeyecek?!
GENÇ, DİNAMİK VE UMUTVAR?
“Gençliğimiz var” diyerek, ceketini çıkarması, kravatını çözmesi, beyaz gömleğinin kolları sıvaması ve halka tercüman olması, gelecek için yeni umutlar ortaya koyması bakımından, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaktığı, “Özgürlük, hak, hukuk, adalet, eşitlik” vurgusu yanında, yolsuzluklara, yalana, talana, ihanete, lüks ve israfa, liyakate ve geleceğe dair yeni görüş ve düşünceler ortaya koyması” bir kesimi mutlu, bir kesimi tedirgin etti…
İktidarı ve ortaklarını tedirgin eden bir başka hususta, “anket verileri olarak, yorum ve analistler tarafından” ortaya konuyor..
ENDİŞESİNDE HAKLI ÇIKTI!
Aslında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, bazı kent konuşmalarında ortaya koyduğu bilgiler ışığında, “neler olup, olmayacağı aşağı” yukarı biliniyordu..
“O bilinen, ama zamanlaması yapılamayan süreç, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi süreci” ile patlak verdi..
Bunu ise, o büyük “şafak operasyonu” izledi..
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İstanbul’da bazı ilçe belediye başkanları, çalışma arkadaşları, “sabahın alacakaranlığında gözaltına alınıp”, nezarethaneye tıkıldı!..
HUKUKİ SÜREÇ?
Vatandaşın “ne oluyor” diyerek, anlamaya çalıştığı süreci, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, açıklamaya çılışsa da, inandırıcı olamadı..
“Bu bir hukuk sürecidir, yargıya güveniniz” diye açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “büyük kitleleri, yığınları ikna edemedi ve İstanbul Saraçhane, diğer kent ve üniversitelerde itiatsizlik eylemlerine”, tanıklık ettik, ediyoruz..
Türkiye’de, herkesi derinden sarsan, etkileyen bu yeni sürecin, “nasıl son bulacağı, ya da ortamın nasıl durulacağı belirsizliği, kuşku ve endişeleri de” beraberinde getirdi..
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı konuşmalarda,”Bu alanları biz değil, dolduran, ayağa kaldıran bellidir” diyerek, siyasi çekişmenin fitilini, daha da ateşledi..
LÜTFEN İTİDAL!
“Halkın demokratik kaygılarını ve taleplerini iyi anlamak, itidal ve teenni ile alanlara çıkanlara yaklaşmak, şiddetin kıvılcımını ateşlememek, halkı provoke etmemek, sükunet içinde olayları yatıştırmak, insanlarımıza can ve mal güvenliğini sağlamak” hepimizin görevi olmalıdır..
Devletimizin, devleti yöneten erkin, bu manada 23 Mart 2025 Mart günü, “CHP tarafından gerçekleştirilecek ön seçimi sağlıklı, huzur ve güven içinde yapılmasına imkan sağlaması, Ülkenin birlik ve beraberliği için”, hayati önem taşımaktadır..
“Türkiye’nin, demokratik birikimi”, bunu başaracak olgunluktadır..
Bir birimizi yemenin, ne alemi ve kime ne faydası var?
Bu ülkenin güzelliklerini, nimetlerini hep birlikte yaşamak, pay etmek varken, çoçukca bir soru ya?
Neyi, pay edemiyoruz ki?
Lütfen, “itidal, sağduyu ve tahammül” gösteriniz!
Zira, başka Türkiye yok!
Yusuf Cinal yazıyor, 22 Mart 2025