CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu sabah Bursa Büyükşehir Belediyesine düzenlenen operasyon ve Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Özel, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde oynayacağı karşılaşma için Kosova’ya yapmayı planladığı operasyon üzerine ziyareti iptal etmişti.
Özgür Özel, konuşmasında şunları kaydetti:
“31 Mart zafer günü olsun diye uyudum, operasyonla uyandım”
“Milli takımımıza destek vermek ve bir gururu hep birlikte yaşamak üzere Priştine’ye gitmeyi planlamıştık. Ancak bugün maalesef yine karanlık, kötü, kasvetli, can sıkıcı bir güne uyandık. Bugün 31 Mart 2026. 31 Mart 2024 seçimlerinin yıl dönümü. CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bir partiye nasip olan en büyük yerel seçim zaferini yaşadığı günün ikinci yıl dönümü. Şu duayla yattım: ‘İnşallah yarın 31 Mart milli takıma Türkiye’ye uğurlu gelsin. 47 yıllık hasreti biz bitirdik. Bize uğurlu gelmişti. 24 yıllık hasret bitsin inşallah. Yarın gidelim. Hep birlikte bu maçı kazanalım.’ 31 Mart’ın bir kez daha bir zafer günü olmasını umarak, buna dua ederek uyumuştum. Ama sabahın erken saatlerinde Bursa Büyükşehir Belediyesine yapılan bir operasyonla uyandım….”
Anket sonuçlarını açıkladı

“Dün daha sunumunu aldık. Yüzde 60, ‘CHP’ye yapılanlar siyasi operasyondur, yolsuzlukla ilgisi yoktur’ diyor anketler. Aç bak. Şirketin adı Area. Onlara inanan yüzde 25, yüzde 15 de ‘Fikrim yok’ diyor.”
“Daha ne şantaj yapacaksınız, daha ne tehdit edeceksiniz?”
“Çıkmış yapmadığı tehdit kalmamış. Şantaj kalmamış bilmem ne kalmamış. Bugün yazdırtıyor. ‘Ciddi olabilir. Özgür Özel’in dokunulmazlığı kalkabilir, yok bilmem ne olabilir’… Kardeşim daha ne şantaj yapacaksınız? Daha ne tehdit edeceksiniz? Bunlara kanacak, sinecek, duracak olsak Atatürk’ün koltuğuna mı talip olurdum? Kendim için siyaset yapıyor olsam doğru yer burası olabilir mi ya? Burası idam fermanı boynunda yola çıkanlar yeri. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. Bunu anlayın önce.”
“Teslim olursam ne olsun!”
“Dokunulmazlığı kaldırırmış da… ‘Kimse dokunulmaz değil’… Okudum. Aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksız tekliflere teslim oldu bu parti ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide, şantaja… Teslim olunca zaten parti ortadan kalkmış oluyor. Bu işgale direnişin partisi, kuruluşun partisi bu. Ne bahsediyorsunuz siz? ‘Dokunulmazlıkla korkutacağım, kayyımla korkutacağım, butlanla korkutacağım seni’… Görünüyor ki biz korkutuyoruz seni. Aha da teslim olursam ne olsun? Aha da teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. 377 gün olmuş, 1377 gün olsun, direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız. Ölene kadar gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz.”
“Benim kedimin adı Zafer”
“İlk günden başlamış. Akıl üstüne akıl veriyorlar. ‘Ankara’ya dön. Partinin başında otur’… Ankara’ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Herkes aklını başına alacak. Benim kedimin adı Zafer ya, 2 sene önce bugün doğmuş. Sabah kalkmışım, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa’yı seçimle kaybettikleri günün yıl dönümünde… 30 Mart torbaya girdi, 1 Nisan şaka olurdu çünkü. 31 Mart günü yargı operasyonuyla almaya çalışıyor adam ya.”
“Suçu AKP’ye katılmamak”
“Mafya mısınız lan siz? Mafya mısınız? 31 Mart’ın tam yıl dönümünde Bursa’ya operasyon. Çünkü belediye meclis çoğunluğunun AK Parti’de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeriye atacak. Bursa’yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Kazanamadığın Bursa’yı, sandıkta alamadığın şeyi, hakim tokmağıyla, savcı cübbesiyle alacağım diye yola çıkana yol verir mi bu millet? 7 yıl önce yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Mustafa Bozbey’in suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu. Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar ‘AKP Parti’ye katılacak’… ‘Katılmam’ diyor. ‘Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl’… ‘Vallahi hapsi göze alırım ama Bursa’dan aldığım emaneti vermem’ diyor.”
Bahçeli’ye seslendi: “Satır arasından söylemiyorum”
“Sayın Bahçeli satır arasından söylemiyorum, açık söylüyorum. Bayrampaşa’da belediye başkanı bana verdi, ben size verdim isimleri. Bayrampaşa Belediye Başkanı’na ‘1 milyon lira verdim de serbest kal’ dediler. ‘Yalandan korkarım diye oğlumla beni Silivri’ye getirdiler’ diyordu. Oğlu MHP ilçe yöneticisiydi. İçeride yattılar. Size ben duyurdum. ‘Bir ilgilenin ya’ dedim. Gittiniz bir tek kendiyle ilgilenip onu bıraktırdınız. Bizimkini içeride bıraktınız.
Adam diyor ki ‘İftira atsam girmeyecektim’. Devlet Bey sesimi duysun. Sen gittin onu bir tek kurtardın oradan. Bizimki duruyor. Çünkü iftira atanlar oldu. ‘Atmam’ diyeni MHP’li de olsa içeri attılar. İftira yiyen orada, Bayrampaşa Belediyesi AK Parti’ye geçti bir farkla. Hileli oylamalarla. Gaziosmanpaşa sırf çoğunluk sizde diye geldiniz, Belediye Başkanı koydunuz. Aylardır iddianame yok. Kasadan TRT paraları gösteriyordu. Mühür çıktı. Paralar yalan görüntüymüş.” diyerek konuşmasını sürdürdü..
“MAFYA MISINIZ SİZ?”
Mafya mısınız siz? 31 Mart’ın tam yıl dönümünde Bursa’ya operasyon. Çünkü belediye meclis çoğunluğunun AK Parti’de olduğu tek büyük şehir orası. Bursa’yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir Vatan sağ olsun der. Ne istiyorsan yapar. Devletini sever ama devleti milletin karşısına diktin mi o karşısına diktiğin devleti perişan eder. FETÖ’cüler denedi. O gece beraberdik. Sıraya giriyordunuz önümde. Tutumunuzdan dolayı teşekkür ederiz Özgür Bey. Ne yapacaktım ya? Kurduğum parlamentoyu FETÖ’cülere mi bırakacaktım? Sana saldırıyorlar diye seçilmişi mi yalnız bırakacaktım? Ben saldırılan Tayyip Erdoğan da olsa millet seçtiyse sahip çıkarım kardeşim. Şimdi yaptığımda ondan ibarettir.
Saldıran Tayyip Erdoğan da olsa milletin seçtiğine sahip çıkıyoruz biz. Ne konuşuyorsunuz siz? Ne anlatıyorsunuz siz bize? Bu millete ne anlatabilirsin sen. Kazanamadığın Bursa’yı sabahın köründe gidip sandıkta alamadığın şeyi hakim tokmağıyla savcı cübbesiyle alacağım diye yola çıkana yol verir mi bu millet? Meselenin özü burada. Bunu anlayın önce. Önce bunu anlayın. O yüzden diyorum ölmeyi göze aldık diye. O yüzden diyorum. Bu mesele bir belediyeden fazlası bu mesele. İçeride dimdik yatıyor benim arkadaşlarım.
Eğilmeden bükülmeden. Eğileni büküleni toplayıp bana layıksın deyip götürüyorsun zaten. Sana layık onlar. Bugün 7 yıl önce görevi yapmış o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, kovul soruşturma izni yok denmiş. Soruşturma izni verilmiş. Aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş. Kazanmış 2 yıl büyükşehir yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok burada. 7 yıl önce yapılan bir yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu.
“SUÇU AK PARTİ’YE KATILMAMAK”
Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar AK Parti’ye katılacak. Katılmam diyor. Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıla. Vallahi hapse göze alırım ama Bursa’dan aldığım emaneti vermem diyor. Arkadaşlar Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti’nin görevdeki belediye başkanına Yeşil Bursa Yeşil Bursa diyorlar. O Yeşil Bursa’nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ’ın yeşilliği. Bir de kendilerine mal ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler. Neler fışkırıyor gördüler. Belediyenin parasıyla bütün ittifak ortaklarınıza 0.4 puanlık oyu olan adamın kongresinden bilmem neyine karşıladığınızı gördüler. Bursa nasıl bir çarşur içinde olduğunu, nasıl yolsuzluklar olduğunu gördü, duydu, bildi.
“GÖRMÜYOR MU BUNU TÜRKİYE”
Bozbey de gördü, biliyor bildiği adam. Rekor üstüne rekorlar kırdığı Nilüfer’den büyük şehre aday oldu. Kaybetti. 5 yıl bekledi. İki kişiden biri seçti. 112 puan fark attı size. Şimdi bugün yapmaya çalıştıkları iş AK Partili milletvekillerinin hırsız dediği topuklu Efeyi topuklayan Efe olup yanlarına koymak. CHP’ye oy veren yerlerdeki hizmeti durdurup AK Parti’ye oy veren yerlere hizmet ettirmek. Faturayı ödetirmiş kadın suç örgütü liderine dışarıda gezdiriyorsunuz ya bizimkilere iftira attı diye. Bizde bir fatura koyamıyorsun ortaya. Faturaları ödetirmiş Aziz İhsan Aktaş’a rozeti taktılar kol kola girdiler. İsmail Güler Gaziantep Şehitkamil AK Parti ilçe başkanı. CHP’den seçilen Umut Yılmaz hakkında sayısız suç duyurusu, o, bu belediyeyi soydu soğana çevirdi, yolsuzun önde gideni ağzına geleni söyledi. Geçen gün birlikte esnaf geziyorlar. Bu lafın sahibiyle muhatabı. Dava açılmıştı. AK Parti’ye kaçtı. AK Parti’ye gidince davayı ayırdılar. Gidenler iki kişi geri kalan burada. Burada dava devam bunlara takipsizlik. Sebep AK Parti’ye intikal. Görmüyor mu bunu Gaziantep. Görmüyor mu bunu Türkiye?
“SAYIN BAHÇELİ, SATIR ARASINDAN SÖYLEMİYORUM”
Bayrampaşa’da Sayın Bahçeli satır arasından söylemiyorum. Açık söylüyorum Sayın Bahçeli. Bayrampaşa’da belediye başkanı bana verdi. Ben size verdim isimleri. Bayrampaşa belediye başkanına 1 milyon lira verdim de serbest kal dediler. Yalandan korkarım diye oğlumla beni Silivri’ye getirdiler diyordu. Oğlu MHP ilçe yöneticisiydi. İçeride yattılar. Size ben duyurdum. Bir ilgilenin ya dedim. Gittiniz bir tek kendinle ilgilenip onu bıraktırdınız. Bizimkini içeride bıraktınız.
Sayın Bahçeli adam diyor ki iftira atsam girmeyecektim. Devlet Bey sesimi duysun. Sen gittin onu bir tek kurtardın oradan. Bizimki duruyor. Çünkü iftira atanlar oldu. Atmam diyeni MHP’li de olsa içeri attılar. Bir şekilde onu sen çıkardın. İftira yiyen orada Bayrampaşa Belediyesi’nde alt belediye AK Parti’ye geçti bir farkla. Hileli oylamalarla.
Gaziosmanpaşa sırf çoğunluk sizde diye geldiniz. Belediye Başkanı koydunuz. Aylardır iddianame yok. Kasadan TRT paraları gösteriyordu. Mühür çıktı. Paralar stok görüntü çıktı. Yalan görüntüymüş. Kardeşim nasıl oluyor da, nasıl oluyor da oruç tutarken namaz kılarak secdeye varınca başını koyunca Gaziosmanpaşa’ya bunu yapıp da halen daha bu duaların kabulünü istiyorsun ya bu ibadetin nasıl oluyor bu? Bunu soruyoruz sana. O çocuğun günahı sadece sevilen Gaziosmanpaşalı bir figür senin adayı yendi. Belediye meclis sende. Daha iddianame yok. İddianame. Yalan çıktı bütün söyledikleriniz. Şimdi milletin içine gireceksiniz. Konuşacaksınız, konuşacaksınız. Bugün Türkiye’de 30 belediye milletin seçmedikleri tarafından yönetiliyor. 28 bu 30 12 belediye kayyumla yönetiliyor. 18 belediyeyi de AK Parti yargı kolları tarafından esir alınmış durumda.
Nasıl olacak bu iş? Yargıya güven yüzde 18’e düşmüş. O 30 belediyenin toplam nüfusu 28 milyon. 28 milyon insanın son sandık iradesini sakatladınız. Dış dünyada demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı riskli muhaliflerin içeri tıkıldığı bir ülke olarak algılanıyorsunuz. Bunu Avrupa’da görüyor eleştiren kanatlar eleştiriyor. Öbürünün mecali yok. Trump da görüyor. Trump’ın adamı şöyle diyor.
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluğu üzerine sorulan soruya “3. dünya ülkeleri böyledir. Muhalifleri içeri tıkarsın ondan kurulur, kurtulur yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı” diyor.
Türkiye’ye 3. dünya ülkesi diyor. Yapılan işleme muhalefeti içeri tıkma ve ondan kurtulma diye görüyor. Ama buna prim veriyor. Çünkü diyor ki Suriye’de rejimi değiştiririm. Kimi koyarsam o yönetir dedi ya. Sevdim onu. Beni hiç mahcup etmedi. İran’ı vururum deviririm benim uygun gördüğüm biri yönetir. Venezüella’yı kimi diyorsam o yönetir.
“30 YIL ÖNCE DEMOKRATI OYNAYIP SONUNDA OTOKRATA DÖNÜŞME GERÇEĞİ ORTADAN KALDIRMIYOR”
Türkiye’de de rejimi değiştiririm. Cumhuriyet rejimini kimi diyorsam o yönetir. Recep Tayyip Erdoğan. Buraya geldik şimdi.
Aktörün 30 sene önce demokrat rolü oynaması sahnenin sonunda otokrata dönüşme gerçeğini ortadan kaldırmıyor işte. Türkiye’de demokrasiyi kaldıracaksın rakipleri içeri atacaksın seni yenecek partiye geleceğin iktidar partisine darbe yapacaksın. Sonra da her şey normalmiş gibi buradaki kravata göre medeniyet nutukları atacaksın. Medeni adam seçimi kazandığı gece değil kaybettiği gece belli olur. Kazandığı gece demokrasi nutuğu atandan bir şey olmaz. Kaybettiği gece atacak onu İsmet Paşa gibi. Bugün yapılan buradan açıkça söylüyorum. Yaşadıklarımız bir CHP meselesi değildir. Bu darbe milletin seçme ve seçilme hakkına indirilmiş bir darbedir.
Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk’ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır. Olmazsa belki de ondan da cayılacaktır. Türkiye’de Trump desteğiyle Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışmaktadır. Mevzu Venezüella kadar net, Suriye’ye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da papucun pahalı olduğu bir yerdedir. Hedef bugün CHP. Çünkü müesses nizama itirazın cisimleştiği yer burası. O yüzden hiç beklenmedik bir şekilde meydanlar dolmaya taşmaya millet doludan kardan yılmamaya bayılmadan önce meydanı terk etmemeye kararlıdır. CHP’ye açılmadan kapatma davası tehdit gördüğümüz herkese açılan davadır.
“KAZANACAĞI GÖRÜRSE İÇERİ ATMAKTADIR, TALİMAT YİNE AMERİKA’NINDIR”
Rejimin dili budur. Cumhurbaşkanı adayı olursan yerin Silivri’yi boylamaktır. Kazanacak değil kaybedecek adaylar aranmaktadır. Kazanacağı görürse içeri atmaktadır. Mevzu bundan ibarettir. Başka bir şeyden ibaret değildir. Bugün Mecliste Hatay halkının seçip gönderdiği bir milletvekili Silivri’de olduğu için görev yapamamaktadır. Hatay’a Hatay. Hatırlatırım. Hatay Misakı Milli sınırlarındadır. Ancak Kurtuluş Savaşı sonucunda Türkiye toprağı değildir. Sonradan özel statü ve devlettir. Hatay bu ülkeye nasıl katılmıştır? Sandıkla, sandıkla. Sandık koydular oy attılar. Cumhurbaşkanı Hatay’ı Türkiye’ye katan kendini Cumhurbaşkanından alan oylamada oy attı. Allah gani gani rahmet eylesin. Türkiye’ye sandıkla katılmış ilin sandıkta belirlediği milletvekili hapistedir.
Rejimin bizi getirdiği nokta burasıdır. Bugün yapılan iktidarın CHP’nin başına çorap ördüğünü söyleyenlere söylüyorum. Milletin başına çuval geçiriyor. Kuzey Irak’ta nasıl Amerika Türk askerin başına çuval geçirip hepimize bir mesaj verdiyse bugün biz Cumhuriyet iktidarını sürdürüp biz Cumhuriyet rejimini sürdüreceğiz. Seçilenin iktidarda kalmasını savunuyoruz diyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına örülen çorap milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat yine Amerika’dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Her darbenin arkasından çıktıkları gibi bu darbenin de arkasındadırlar.
“GELEN GELSİN ALABİLEN ALSIN, DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRAN KALDIRSIN!”
15 Temmuz’da olduğu gibi. 12 Eylül’de bizim çocuklar yaptığı gibi onların çocuklar şimdi de bundan sonraki Cumhuriyet hükümetine darbe girişimindedirler. Ben bu somut tanı ve bu iddiayla burada duruyorum.
Gelen gelsin. Alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın. Yazmış bugün. Aslında muhaliflere ilişmemek centilmenlik gereğiymiş. Özgür Özel hakaretlerini sürdürüyormuş. Bir elim gitti yapma bunu dedim.
“ERDOĞAN’IN BAHÇELİ’YE YAPTIĞI HAKARETLERİ SIRALAYACAKTIM, BEN KİMSEYE O LAFLARI ETMEDİM”
Yapma bunu Özgür. Recep Tayyip Erdoğan’ın Sayın Bahçeli’ye yaptığı hakaretleri sıralayacaktım ve aldığı cevapları bir de bana küfür dedikleri lafları. Ben kimseye o lafları etmedim.
Edilen lafa cevap vermedim. Benim dediğim şu. Son açtığı dava yine küfür dediği. Seçilmiş bir başbakan ve cumhurbaşkanı olarak tarihe böyle geçebilirdin. Aday olup kaybetsen de kazansan da şerefli bir sonuçtu. Ama sen tarihe cuntanın başı olarak geçmeyi tercih ettin. Buymuş küfür. Yaptığın ne? Çıktığın her şeyi borçlu olduğunu sandığa bir bak. Bugün o sandığın sonucuna senin itirazın. Bilmiyorlar mıydı?
Yani demek ki bu yol meşruysa. Sen İBB başkanı iken yargılanırken çok mu zordu o dönemin hakimlerine, o dönemin iktidarlarının bir tutuklama kararı çıkartması. Bitmiştin o zaman ya. Yoktun. Hiç AK Parti iktidarı olamamıştı o zaman. Öyle mi? Değil. Onu da yapsalardı bu millet bir yolunu bulur istediğini başa getirirdi. O yüzden benim bugünlerde bu millete inancım. Anlıyor musun? Ama sen keşke beni o günlerde tutuklasalarmış. O zamanlar beni tutuklasalar kurtulurlardı benden diyorsun. Çünkü 3 aylık haksız hapsin yarattığı mağduriyeti görüyorsun. Ama burada aynı işi milletin kararına rağmen böyle yapıyorsun.
“SEN İLÇE SEÇİM MÜDÜRÜNE SALDIRMIŞ ADAMSIN”
Sen o zaman dört kere üst üste seçilmiş biri değildin. Milletvekili seçimini girmiş kaybetmiş. Beyoğlu belediye başkanı olamamış. Kaybettiği seçimde ilçe seçim müdürüne saldırmış. Böyle bir adamsın sen. Sonra 28 Şubat’ın mağduriyetini hem hocaya ve dava arkadaşlarına biz o gömleği çıkardık deyip askere göz kırparak Amerika’dan icazet alarak, sözünü vererek acil bir erken seçimle bütün partiler baraj altı bırakılarak siyasi mühendislikten gelmiş buralara kadar gitmiş.
“ULU ÇINAR YANARSA ORMAN YANAR”
Şimdi bu millete bunu yapan birisisin sen. O yüzden o yüzden milletin başına çuval geçirir Amerika, geçirtir askerin başına ama bu millet, bu millet bunun hesabını eninde sonunda görür. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin evinde yangın çıkıyor diye bakanlara şunu söyleyeyim. Bizim ev yanarsa apartman yanar. Bu ulu çınar yanarsa orman yanar. O yüzden herkes kimin ateşle oynadığına, kimin elde tiner çakmak çaktığına dikkat etsin. Biz yangınlardan çıkmış bu ülkeyi küllerinden doğurmuş partiyiz. O yüzden herkes nerede durduğuna, kime ne yaptığına, kimle paslaştığına, kimi tehdit ettiğine doğru karar versin.
O tehditlerden yılacak birini arıyorsanız onu bu partinin ne başında ne onun yanı başında bulamazsınız. Buradan sonra ne yapacağız? Mücadeleye devam!”
NE OLMUŞTU?
Savcılık kararıyla hakkında gözaltı işlemi başlatılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in evinde de arama yapılmıştı. Soruşturma kapsamında Bursa, İstanbul, Balıkesir ve Diyarbakır’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 59 kişi hakkında işlem yapılmıştı. Bu kişilerden 55’i gözaltına alınırken, 4 kişi için yakalama çalışmalarının sürdüğü açıklanmıştı.
Basın, Yayın, Ajanslar, Evrensel, Cumhuriyet, BelHaber



