İBB Başkanı ve CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına ilişkin dava 6 Temmuz’a ertelendi.
Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası 6 Temmuz’a ertelendi…Bugün saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma saat 11’de başladı.
Ekrem İmamoğlu, diploma iptaline ilişkin savunmasını yapmaya başladı. Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göre İmamoğlu salona girişi sırasında ayakta alkışlandı, ilk cümleleri “Buradayım ve gerçeğim” oldu.
İmamoğlu’nun savunmasından öne çıkanlar şöyle:
İmamoğlu savunmasında Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’e değindi. Seçimlerden 4 ay sonra İstanbul’a atanan Başsavcı başarılı olunca atanacağı makam çoktan belliydi diyen İmamoğlu, “Bu süreçte elde edilen makamlar liyakatli değildir” dedi.
“BU SÜREÇTE ELDE EDİLEN MAKAMLAR LİYAKATLİ DEĞİLDİR”
Bu iktidar zihniyeti 2024 yılı yazından itibaren düğmeye bastı. Yerel seçimlerden 4 ay sonra İstanbul’a atanan başsavcı başarılı olursa, getirileceği makam çoktan belirlenmiştir. Sürecin savcılığına soyunan da iktidarın başındaki kişi olmuştur. Esenyurt’la birlikte yalanlarla operasyonlarla sürece başlanmıştır. 65 yaşındaki saygın bir belediye başkanını (Ahmet Özer) almak nasıl bir vicdan çöküşüyse tüm belediye başkanlarımızın yaşadığı da o’dur. Hapiste yatan bütün arkadaşlarım aynı şekilde masumdur.
Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar siyasidir ve hedefi bellidir. 19 Mart süreci öncesi ve sonrasıyla çöptür. Hukuksuzdur ve geçersizdir. Bu süreçte makam menfaat elde edenlerin makamları liyakatle elde edilmiş yerler değildir. O insanlara ifade ediyorum ki, siz kaçacaksınız ama bu fetret devri sona erecek ve 86 milyon yurttaşımız kazanacak. Zaman o kadar kısa değildir, yakındır ve kapının eşiğindedir. Tüm bunların hesabını adil mahkemelerde veriyor olacaksınız. Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir.
Atalarımın mezar taşlarına kadar gidip baktılar! Doğum belgeme ne zaman dava açacaklar merak ediyorum. 6 buçuk yıldır sistematik saldırıya karşı mücadele ediyorum. Benim jetim varmış! Benim oyuncağım bile olmadı!
“BANA HAKARET EDEN O GAZETEYE NEDEN İŞLEM YAPILMADI?”
Ekranlara çıkan Adalet Bakanı hâlâ Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarını hedef göstererek konuşuyor. Cürmün kadar yer yakarsın. Tarihte böyle bir şey var mı? Ben esasa bakıyorum. Bir buçuk senedir ailem, yuvam, dostlarım, İstanbullular, İstanbul’un kurumları, milletin iradesi zarar görüyor. Yüzlerce şikâyetimiz, yüzlerce başvurumuz var. Bana hakaret eden o gazeteye tek bir işlem yapılmadı. Tek bir işlem. Bu nedenle başsavcıya, bugünkü bakana kadar herkese soruyorum: Açık tehditte bulunan o iki avukat ve savcılıktaki iş birlikçileri hakkında neden tek bir işlem yapılmadı? Neden?
“CİNAYETLE YARGILANACAK NOKTAYA GELDİK”
Cinayetle yargılanacak noktaya gelindi. Bundan daha çarpık bir tablo olur mu? Somut delillere dayanan itirazlara işlem yapmayan HSK, bu dosyada bizi muhatap bile almadı. ‘Siyasi şov’ diyorlar. Bu mu siyasi şov? Ben hapiste yatacağım, gelip burada şov mu yapacağım? Ben siyasetin içindeyken meydanlarda şov yapmadım. İşimi anlattım, derdimi anlattım, milletin derdiyle dertlendim. Başsavcılığa soruyorum: İnceleme başlattınız mı, başlatmadınız mı? HSK’ya sesleniyorum: Allah size akıl ve vicdan versin. Millet günü geldiğinde hesabını soracak.
CASUSLUK DAVASI: DÜNYANIN EN GÜLÜNÇ DAVASI
Bu kan donduran girişimin ardından, aklın, hukukun ve devlet ciddiyetinin çöktüğünü gösteren, hiçbir mantıkla açıklanamayacak bir zincir kuruldu. Buna bir de “casusluk” suçlaması eklendi. Şimdi iddia makamının ortaya attığı, dünya yargı tarihinin en gülünç, en saçma ajan suçlamasına geldik. İddia makamı artık ne yaptığını bilmez hâle gelmiştir. Siyasette rakibini devre dışı bırakmak için her yolun mübah görüldüğü bir anlayışla, en absürt operasyonlardan biri yürütülmüştür. 24 Ekim sabahı, Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili davada karar beklenirken, gün doğmadan Hüseyin Gün isimli ve ajan olduğu iddia edilen bir kişi üzerinden çelişkilerle dolu bir operasyon yapılmıştır. Karar beklenirken bir anda ‘son dakika’ denilerek gündem değiştirilmiştir.
Başaracağız kimsenin kuşkuşu olmasın. Bu dönemde sanık kürsüsünde olmak bazen bir şereftir. Çünkü burada oturmak korkunun değil direncin yanında olmaktır. Eğer bugün birileri tüm bunlara rağmen biz belirleriz kaderi diyorsa egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bilinsin ki bu salonda yazılan hiçbir senaryo sandıkta yazılanın önüne geçemeyecek. Millet hak edenlerden çatır çatır hesabını sorar. Siz yargılarsınız ama hükmü emin olun millet verir. onun için herkes cesaretini korusun. Anlattığım her şey bu dava ile ilgilidir. Bu kürsü dertlenenlerin kürsüsüdür.”
DİLEK İMAMOĞLU SİLİVRİ’DE
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, diploma davasını takip etmek üzere Silivri’ye geldi.
Basın ,Yayın,Ajanslar,BelHaber



