Sevgili okular,
Mübarek Ramazan ayında, önemli gelişmeler ile sarsılıyoruz!
“Hıristiyan dünyasının, Musevi işbirliği ile komşu İran’a saldırmasını, tarih nasıl yazar bilemeyiz ama, gördüklerimiz, tanıklık ettiklerimiz”, inanılacak gibi değil..
Daha önceki bir yazımda,“haçlı zihniyetinden” söz etmiştim!
Bu yüzyılda,”savaşların seyri büyük bir değişim” arzediyor..
Gerçekten, “tahmin edilmeyecek ittifaklar yapılıyor, çıkar yolunda terör örgütleri kullanılıyor, ülkelerin zenginliklerine çökme konusunda, hak, hukuk, adalet ve eşitlik, tarafsızlık, demokratik temayüller konusunda, beklentimiz olan ülkelerin ayak oyunlarına”, tanıklık ediyoruz!
Velhasıl, ülkeler çıkarlarına bakıyor..
Kazançları, bu bağlamda çok önemli..
KÖLE ANLAYIŞLARI?
Dedim ya, “bu yüzyılın köle anlayışını anlamak için, çevremizde olup bitenleri, iyi okumamız” gerekir..
Bu işin,” bir de işbirlikçi ayağı” var?
“İktidarda kalma adına, ülkesini pazarlayanlar, olur, olmaz ittifaklar içinde olanları,” iyi bilmeli ve anlamalıyız..
Şurada, “Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da ve Suriye’de ve nihayet Venezüella’da olup bitenlerden sonra, İran üzerinde hangi oyunlar”, oynanıyor ki?
KİM, BU SAVAŞ ÇIĞIRTANLARI?
Bu yıkım ve köle yönetimlerin eseri, kimdir dersiniz?
Karşımıza, “Amerika, İsrail, İngiltere, Fransa ve diğer işbirlikçi ülkeler” çıkmıyor mu?!
Ya, “Çin’i, Rusya Federasyonu’nu”, nereye koyacağız?
Bu yolda, onlar çok masum mu?
İran’a bakıp, “bu ülke üzerinde çıkar peşinde olan ülkeleri tespit etmemiz”, o kadar zor değil?
Bulmaca ötesi, bilenenler bunlar!..
“Atılan bombaların maliyeti kadar, tavan yapan petrol fiyatları, tüm dünya insanlarını”, yakından ilgilendirmiyor mu?
Elbette, “İran’ın bu hale gelmesinde, hedef tahtasına konmasında sadece emperyal, çıkarcı ülkelerin sorumluluğu” yok?
MOLLA REJİMİ?
İç cephede işbirlikçiler, yönetimi ellerinde bulunduranlar, gökten zembille inmediler!?..
İşte “Molla Rejimi” denilen,” ucube siyasi, dini rejimin kurulmasını” kimler sağladı?
Yakın tarihte, “İran’da rejimi devirenler, şimdi bir başka yıkım projesini hayata geçirmek için vargüçleri” ile saldırıyorlar..
“Yalan, dolan ve algı edebiyatları ile insanları aldatanların başvurduğu yöntemleri” bilmeyen mi var?
Malum koro, işbaşında!
Bu savaşta, “Arap ülkeleri içinde işbirlikçi konuma gelen Suudi Arabistan, Katar, Dubai, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ile diğer ülkelerin tutumu kadar,Türkiye ile kardeş ülke Azerbaycan’ın takındığı tavır” sorgulanmıyor değil..
İÇ CEPHEDE BÜYÜK TEPKİ VAR?
Sanal ortamda, “başta Türkiye ile Azerbaycan’ın yüksek telden eleştirilmesi, işin boyutunu”, ortaya koymaya yetiyor..
Kısacası, “İran’a karşı ortak tavır alan bu Müslüman ülkelerin siyaseti”, sizce ne kadar doğru?
Bir bilen varsa, bize anlatabilir mi?
Kaldı ki, “İsrail-Amerika’nın İran saldırısı karşısında, İran halkının yanında yer alanları”, iyi anlamamız gerekmez mi?
“Müslüman ve Türk ile diğer kimliklerin yaşama hakkını teslim edenler kadar, Molla rejiminden kurtulması için çaba harcayanların sayısı” az değil..
Savaşın gidişatı, hayra alemet değil..
İSRAİL BÜYÜK DARBE YEDİ
“İsrail’in büyük darbe yemesi kadar, Müslüman ülkelerin de, bu savaştan paylarına düşeni alması, umarım siyasi yönetimlerin alacağı ders” olur!..
İşe bakınız ki, “Türkiye’ye gönderilen füzeler, NATO güçleri tarafından bertaraf edilirken, Azerbaycan’a da atılan füzeler iç cephede yeni soruları gündeme” getiriyor..
Hani, “Rusya Federasyonunda satın aldığımız ve milyon dolarlar ödediğimiz S-400 Hava savunma sistemimiz” vardı?..
Ya, “diğer hava savunma sistemlerimiz, niye devreye” girmemiş ki?
BU FÜZELER, NEREDEN ATEŞLENDİ?
Sahi, “bu füzeler İran’dan mı, başka yerden mi” ateşlendi?
Bu konuda bile, “kamuoyuna tatmin edici bir bilgilendirme” yapılamadı!?
Sözün özü, “Türkiye’ye savaşa sokmak isteyenler” kimler?
Yıllardır, “İran’a uygulanan amborgoların ceremesini çeken Türkiye, aynı zamanda yanıbaşımızdaki Irak ve Suriye savaşı ile olduğu kadar, Ukrayna-Rusya Federasyonu savaşından büyük zararlar” görmedi mi?
Halkımız, “yeni faturalar ödemeye”, hazır mı olmalı?
Bütün bunların ötesinde, ülkenin tepesinden yapılan çağrılar da, çok önemlidir.
İC CEPHENİN GÖÇLENDİRİLMESİ?
“İç cephenin güçlendirilmesi, birlik ve beraberlik içinde olunması, terörsöz Türkiye projesi kadar, iktidarın muhalefeti sindirme, itibarsızlaştırma, karalama girişimleri”, son bulmalıdır..
İşe, “yargıdan başlanılması, eğitim, sağlık ve ekonomide gerekli düzenlemelerin yapılması, sosyal hayata karışılmaması..” elzemdir..
Unutmayınız ki, başka Türkiye yok?
“Siyasetteki bu kısır-döngüye”, son verilmelidir!..
“Savaş ateşinin, kapımızın eşiğinde olduğu gerçeği”, artık kavranmalıdır!
Allah korusun, “ya evimiz içine bu ateş düşerse, bunun maliyetinin siyasilere yazacağı” bilinmelidir!
Lütfen sorumluluk!
Bilinzi ki, “En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir” diyen Cicero’ya kulak veriniz!?
Yusuf cinal yazıyor, 12 Mart 2026
