Sevgili okurlar,
Ülkemiz genelinde meydana gelen olayları, “tarif etmek”, ne mümkün?
Her gün, “bir başka farklı gelişmeye tanıklık etmek, inanın, insanın başını döndürdüğü gibi, gelecek adına da, insanımızı endişelendirmiyor” değil!
Şimdi kafaları karıştıran, “bir Ankara takıntısı” var?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı, “CHP adayı Mansur Yavaş’a kaptıranlar”, bu durumu, bir türlü hazmedemiyorlar?
Niye mi?
Niye olacak, “devletin tüm imkanları ile seçime girenler, halkın adayına yenilince, bu durumu hazmetmek”, kolay olmasa gerek?
Demek ki, neymiş?
“Ankara, susuz bırakılmış da?..”
Allah aşkına, “bir ülkenin başkentini kim, hangi akıl, hangi cesaretle”, susuz barakabilir?
Daha önce de, ABB(Ankara Büyükşehir Belediye) Başkanı Mansur Yavaş için “konser harcamaları” üzerinden, dava açılmak istenmedi mi?
Ya, şu eski ABB Başkanı Melih Gökçek’in “dinazorları” meselesi?
SUDAN TARTIŞMA!
Şimdi de, “Ankara’nın su meselesi” masaya yatırılarak, “ABB Başkanı Mansur Yavaş’a veryansın” ediyorlar?!
Neden, ne diye?
Ne Ankara’ya, ne siyasete, ne Türkiye’ye yakışan bir durum söz konusudur!
Bırakınız, “sandıkta sizi deviren, yenen ve seçimi kazananlar” çalışsınlar!
Ne demek “topal ördek, silkeleyin bunları” siyaseti?..
Bu seçilenler, “uzaylı değil, başka bir planetten de” gelmediler!
Allah aşkına,” bu yapılanları, insanımız ibretle takip ediyor ve hoş karşılamıyor” bilesiniz!
Siyaset, bu değil!?
“Bükemediğin bileği öp” diyen de yok, ama,” lütfen millet iradesine saygı” gösteriniz!
“Sudan tartışmalardan”, ne çıkar ki?
SEÇİLMİŞLERİN KADERİ?
Gelelim, İstanbul’a?
İstanbul’da ,“seçimi kazanan İBB(İstanbul Büyükşehir Belediye) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arkadaşlarına reva görülenleri, ilgi ile takip” ediyoruz..
Bütün dünyada da, bu durum, zihinleri karıştırıyor?..
Ne yapmış, “İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanı ve bürokrat” arkadaşları?
Seçimlerde, “iktidar partisinin adaylarını” yenmişler!
Burada, “bir şaibe” var mı?
Yok!
Öyleyse, “bu seçilmişlere” yapılan nedir?
Haydi,” bu seçilmişlere uygulanan hak, hukuk mahrumiyeti, yakınlarına” neden uygulanır ki?
Bir suç söz konusu ise, “tutuksuz yargılama”, neden yapılmaz ki?
Bir ayrıcalık, bekleyen de yok?
Öyleyse?
Sadece, “İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu süreci”, 300 günü geçti!..
İsnat edilen suçların, “çoğunun siyasi olduğu, halkımızın yüzde 70’i tarafından” kabul ediliyor..
Öte yanda, “bu duruma isyan eden, hak, hukuk, adalet” diye, sokaklara dökülenler var!..
Dile kolay, 81.Gerçekleştirildi!
Dünya’da, örneği var mı, bilmem?
HUKUK VAR!
Sadece, “Türkiye’de hukuk var “, demekle,bu durum geçiştirilemez?
“Bunları umursamamak, bunları görmezden gelmek, kime, ne yarar” getirir ki?
“Kamu vicdanı”, denilen, bir olgu var!
Dikkate almak, gerekmez mi?
Kaldı ki, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son İstanbul Beşiktaş, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” eyleminde, yaptığı konuşmalar ile “Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi açmazlara”, dikkat çekti..
Kulak vermek, hafife almamak lazım!
Bütün bu yapılanlardan maada, “İstanbul’da duvarlara asılan, o afişlere”, ne demeli?
“Ne oluyoruz”, Allah aşkına?
Yakışıyor mu?
Neyse ki, “yapılananın, hoş olmadığı anlaşıldı” ve afişler kaldırıldı..
FATURASI AĞIR OLUR!
Başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan “diploma davası” ile diğer davalar düşürülmeli, “Türkiye’nin önü açılmalı ve Türkiye bu siyasi tartışma külfetinden” kurtarılmalıdır..
Dünyada gelişen olaylar, “yeni bir dünya savaşı için mesajlar içerirken, bizim iç cephede, bu kısırdöngülerden kurtulmamız ve birlik beraberlik içinde, geleceğe yürümemiz” gerekmez mi?
İç cephedeki birlik ve beraberlik için, “eller uzatılmalı, kararlar alınmalı ve bu siyasi çekişmeler”, son bulmalıdır!
Zira, “bunun gelecekte faturasının ağır olacağı ” kesindir!
KİME, NE FAYDASI OLUR Kİ?
Son olarak, “Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan kısır bir tartışmanın”, kime, ne yararı olur ki?
“Hoşgörü ve empati” ile karşılanmalı!..
Bu hasletleri kaybedersek, “sadece biz değil, kaybeden toplumumuz”, olur!
Sakarya küçük bir yer, “yüz, yüze bakıp selamlaştığımız, düğün, dernek ve cenazelerde buluştuğumuz”, unutulmamalıdır!..
Mesele, “fitne ateşine”, odun atmamaktır!
Siyaset adına, “kırıcı olmanın kime, ne faydası” olur ki?
İşte, yukarıda da yazdım, geldik gidiyoruz!
Bir hoş seda ve iz bırakmak” elimizdedir!
Yusuf Cinal yazıyor, 17 Ocak 2026
TAZİYE!
Aslen ,Akyazı Alaağaç köyü halkından, okul arkadaşım Salih Yazıcı’nın vefatını, büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim!
Mekanı cennet olsun!
