Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Emirdağlı Halis Kökten?

Emirdağlı Halis Kökten?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Ülkemizde olduğu gibi yurtdışında da “göç hikayeleri” ballandıra, ballandıra anlatıldığı gibi, duygusal yanları, ayrılıkların acısı, zorluklarda hep gündeme taşınır..
Bu nesilden, nesile aktarılan hikayelerden birini, sizlere sunduk..
Sevgili, saygıdeğer Emirdağlı Halis kökten’in, “Belçika’daki yaşam kesitlerinden bir bölümünü” sizlerle paylaştık..
Bitti m, biter mi?
Halis Kökten, ailesi ile geldiği Belçika’da büyük dramlar da yaşamışlardan biri..Ayakta durabilmek adına, oradan, oraya koşuşturmaları ve siyasette seçme ve seçilme hakkı verildiğinde, ilk havuza itilenlerimizden biri..
Bakınız, şimdi neler anlatıyor ve geçmişi ile adeta hesaplaşıyor:

YABANCILAR HEDEFE KONDU?
Kökten, “O yılları hatırlamadan edemiyorum.. 1980’li yıllarda “yabancılar” hedefe kondu.. Bazı belediyeler, yabancıları, belediyelerine kayıt etmezken, belediye sınırları içinde yaşamalarına bile karşı çıkıyorlardı.. Varoş semtlerin ışıl,ışıl, cıvıl cıvıl hayat vermesini kabullenemeyenler vardı..
Hatta, “işyerlerinin vitrinlerine, tabelalarına Türk ve Arap ismi yazanlar” bile dışlanıyordu. “Türkçe ve Arapça” isimler kaldırılıyor, camlardan kazınıyordu.. O yılları unutmak olur mu? “Türk Bayrakları bile vitrinlerden indirilirken”, nasıl da çaresizdik..

POLİTİKA DEĞİŞTİ?
Bütün bunlara rağmen, gerçekleri gören ve geleceği de düşünenler vardı. “Belçika’nın yaşlı nüfusu ve doğurganlık oranı gerçekleri”, onları ürkütüyordu..
Belçika’da yaşayan Faslı kadınların doğum oranı yüzde 7’lerdeyken, bu oran, Türk kadınlarında, yüzde 5 civarındaydı..Belçikalı kadınların ise, binde biri doğul yapıyordu..
Bu gerçekler ışığında, politikalar değiştirildi ve yabancıların ülkeye “entegrasyonu” (uyumu) için politikalar oluşturmaya başlandı.
Ama, ne uyum?..
Kendilerine göre, bir uyum idi bu!
Bunun da sancıları, çok çekildi!
Belçika’da doğan çocuklar otomatik olarak Belçika vatandaşı” sayıldı.
Ardından, “dil bilenler ile ülkede beş yıl yaşamış olanlar, Belçika vatandaşlığına” kabul edildi..

PATIR, PATIR EVLER SATIN ALINDI
Bütün bu gelişmelere paralel olarak, “Belçika’yı ikinci vatan” olarak görenlerimiz, “patır, patır kiraladıkları evleri satın almaya” başladılar.
Bir anda Türkler ile diğer yabancıların yaşadığı mahalleler oluştu. Buraları “getto” olarak tanımlayanların iştahını sormayınız!..
Her seçim döneminde, varsa, yoksa, “vurun yabancılara politikaları” üzüntü kaynağımızı teşkil etti.
Bu politakalar altında, 61 Yıl geçti!
Gurbetten, gurbete gelinler, damatlar transfer edilmeye başlandı..
Davullu, zurnalı, kemençeli, tulumlu düğünler, kınalar, nişanlar yapılır oldu..“Dil ve yol bilmeyen gelinler, damatlar”, Belçika’da zor hayat şartları içinde kaldılar.. Kimi geri döndü, kimi ise çocukları ile başlarının çaresine bakmanın yolunu tuttu.
Ya, yabancı gelinler, damatlar?
Bu zaman dilimi içinde, “hasret türküleri, şarkıları” bile pazarlandı..
“Gurbetçilerin dövizlerine tadananları”, kim unutabilir?

SİYASETTE TÜRKLER?
2000’li yıllardan itibaren,” yabancı kökenli Belçikalı vatandaşlara seçme ve seçilme hakkı” tanındı.. Bu furyada ben de siyasete adım atarak, “insanımızın sorunlarını dile getirmek, onlara çözüm bulmak adına”, çalışmalara başladım..
2014 Yılında,” Brüksel Bölge milletvekilliği” için, seçime girdim.
“10 Oy eksik” denilerek, milletvekilliğim elimden alındı. “7 Bin 500 oy iptal edilirken, benim 10 Oy eksik aldığım”, resmen açıklandı.
“Şaka” gibi bir şeydi!.
Resmen, milletvekilliğim elimden alınd!ı.
Bunu unutmam, hazmetmem mümkün mü?

POLİTİKA CAN ÇEKİŞİYOR!
Bakınız, Belçika siyasetinde, Türk kökenli siyasilerimizin esamesi bile okunmuyor!. Maaş alan konumdalar. Çözüm üretmekten çok uzaklar. Zaten buna imkanda tanımıyorlar..
Siyaset, “sanki işsizlerin sığındığı son durak” olmuş!..
Belçikalı dostlarım, ”Mösyö Halis Kökten, eskisi gibi siyasetin kalitesi yok!..O eski dönemleri mumla arıyoruz” diyorlar..

YABANCILAR POLİTİKASI
Belçika’da, “yabancılar politikası, ülkeye gelen Polonyalı, Ukraynalılar, Latin Amerikalılar ile büyük değişim” gösterdi. Onlar, el üstünde tutuldu!.
Ülkede, grev üzerine grev yapılıyor ama, hükümet geri adım atmıyor.. “Tasarruf tedbirleri ülkede ekonomik krizin kapısını” araladı..
Çözüm üretecek, halkın sorunlarına sahip çıkacak politikacıları mum ile aramaktayız..
Şurada, “işsizlik yardımı alan insanları bile mağdur etmekten”, geri durmadılar..

Şimdi de, emeklilerden kesinti yapacaklar!..
Gel de, “bizimkilere bunları anlat ” diyerek, durumu özetledi..
Gurbette, “yaşanmışlıklara, acılara, başarılara imza atanlar kadar, o ilklerin vefası, hatırası, Türkiye sevdası, yıllar geçse de anlatılacaktır..
Yusuf Cinal yazıyor, 9 Nisan 2026

Emirdağlı Halis Kökten?