Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Selamlar olsun, Adapazarı’ndan!

Selamlar olsun, Adapazarı’ndan!

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Bu yazıyı, ” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde” yazıyorum..
Şairin dediği gibi “kadınlar, anamız, avradımız, bacımız, her şeyimiz” değil mi?
Öyleyse, ” cennet anaların ayağı altındadır” diyen bir dini anlayışın temsilcileri olarak, “kadını nereye koymamız gerektiğini”, anlatmama gerek var mı?
Kaldı ki, yukarıdaki soruma;“var, kardeşim var ” diyenlerinizin sesini duyar gibiyim!
Bu tanım, İslam peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) ait bir hadis-i şeriftir.
Bu söz, annelere hürmet etmenin, onların rızasını kazanmanın cennete girmeye vesile olduğunu vurgulayan, “İslam’ın kadına ve anneye verdiği değeri gösteren”, çok bilinenidir..
Unutmayınız ki, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk,“Türk kadınının toplumun her alanında erkeklerle eşit, eğitimli ve üretken olmasını” savunmuştur.
İlan ettiği Cumhuriyet, bunun tanığıdır..

EY KAHRAMAN TÜRK KADINI?
Kadını, “milletin gerçek anası”, aydınlık geleceğin temeli olarak gören Atatürk, “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözüyle, değerini vurgulamış ve “dünyada görülen her şeyin kadının eseri olduğunu” belirtmiştir.
Bu giriş bölümünden sonra kadınlar hakkında, neler yazabiliriz, neler dile getirebiliriz?
Sadece Türkiye ölçeğinde değil, “İslam coğrafyasında kadına, yukarıdaki değer tanımlarından birinin verildiğini söylememiz” gerçekten zor..

8 MART KADINLAR GÜNÜ TARİHÇESİ
“8 Mart Dünya Kadınları Günü” ile ilgili bilinenler için, sizleri biraz gerilere götürmemiz lazım!
Tarih, 8 Mart 1857.
New York’ta bulunan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 Bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 Saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattır..
Öngürlenen kadınların, bu en büyük kadın hareketi ve direnişidir..

Bu kadın hareketi, daha sonraki yıllarda da farklı ülkelerde, farklı istemlerle kendini gösterir..

Türkiye’de ise, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü”, ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlandı.

ULUSLARARASI KADIN YILI
Ancak, bu kutlamalar uzun yıllar sınırlı çevrelerde ve daha çok emek mücadelesi odağında gerçekleşti.
Cumhuriyet’in ilanı sonrasında,” kadınlara tanınan seçme ve seçilme hakkı gibi önemli kazanımlar, kadın hakları” alanında büyük ilerlemeler sağlasa da, “8 Mart’ın kitlesel bir şekilde sahiplenilmesi” zaman aldı.
1970’li yıllardan itibaren kadın hareketlerinin güçlenmesiyle birlikte “8 Mart, daha geniş kitleler tarafından benimsenmeye” başladı.
Özellikle, 1975’in Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Kadınlar Yılı” ilan edilmesi, Türkiye’de de farkındalığın artmasına katkı sağladı.

CUMHURİYET VE KADIN
1980’li yıllardan sonra ise kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli platformlar aracılığıyla, “8 Mart etkinlikleri daha görünür ve kitlesel” bir hale geldi.
Şimdi, konu içeriği daha iyi anlaşıldı sanırım..
Günümüze gelecek olursak, “kadınların toplum içindeki yerini böyle kısa yazılar ile anlatmamız”, mümkün değildir..
Ama, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tensip ve öngörüleri bağlamında, “Cumhuriyet’in ilanı ile kadına toplum içinde yer açılması, seçme ve seçilme hakkının tanınması, kurum ve kuruluşlarda görev alması”, gerçekten bir devrimdir( yeniliktir).
O zamanlar da, “bu yeniliklere karşı çıkanlar olduğu gibi, bugün de aynı zihniyeti taşıyanların varlığı”, inkar edilemez..
“Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet” , bu zihniyetin varlığını, daha iyi ortaya koyuyor..

AKYAZI YOLUNDA, DAN, DAN, DAN?
Bakınız, geçtiğimiz gün, eşim ile bir davete gitmek için, Akyazı minibüslerinden birine bindik..

Minibüs diyorum ya, bu bir yarı otobüs..
Dolması bekleniyor, hareket için..
Üç Akyazılı kafadar oturmuş, aracın tam ortasında sohbetteler..
Sesleri, gayet iyi duyuluyor..
İçlerinden biri, okkalı, okkalı konuşuyor..
Arkadaş oğluma yıllardır, gel İstanbul’a diyorum, gelmiyor..
Tutturmuş eşi istemediği için Akyazı’da yaşamaya..
Oğlum gelin İstanbul’a, torunlar iyi okula gitsin, siz iyi bir yaşam içinde olunuz?
Oğlumu, torunları özlüyorum.. 11 Dairem var..
Oğlumun birinin işleri ters gitti, üç dairemi sattım, gereğini yaptım..
Ama, bu oğlum, eşinin isteği nedeni ile gelmiyor..
Böyle karı olur mu, gelmiyorsa, gereğini yapacaksın..
Çekeceksin tabancayı, dan, dan, dan!
Memlekette karı mı yok?
Ben sana ve torunlarıma bakarım!”

Ne, heyecanlı değil mi?
İbretlik vallahi!
Usta, devam ediyor, yanındakiler ise, kös dinliyor!..
Sadece onlar mı, otobüstekilerde bile şokta!

BU İKTİDARA OY VERMEM?
Devamla,” Bu iktidara 23 Yıldır oy verdim..Daha vermem.. Kadınlara el kaldıramıyoruz.. Kadınlar erkek, erkekler kadın oldu vallahi!” diye kestirip attı..
Adamın derdine bak?
Eşim, bir iki dürttü beni, adama baktım zavallı!..
Ne, diyebilirim ki?
Sözden, anlar mı?
Kadına, üstelik gelini, torunlarının arasına, oğlunun eşine verdiği değer ortada!..

Nemelazım!

“Öğrencinin öğretmenini katlettiği ülkemde”, bu adama sataşmak mı?

Vallahi, “bela aramak” olur!
Eşim delirdi, adeta?
Bu devirde, bu adam ve bizimle!
Allah versin, Akyazı’ya geldik, adam ve arkadaşları Yenicami’de indiler..
Bir derin, oh çektik ya?
Bitti mi?

SELAMLAR OLSUN ADAPAZARI’NDAN!
Eşim merakından sordu,”neden, bir iki çift söz söylemedin” diye?
“Haklısın güzelim, aklıma, bizim Karaman ile Yaman adında öküzlerimiz geldi..
Onlar sözden anlıyorlardı, ama bu adamlar?

Adamın dilindeki kelimeleri, duymadın mı?
Dan, dan, dan!?
Selamlar olsun, Adapazarı’ndan?”

Son not:Bu ay 23 Kadın cinayeti işlendi, 29 Kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 23 Kadından 6’sı hayatına dair karar almak istediği için, 2’si ekonomik bahanelerle, 1’i ise diğer bahanelerle öldürüldü. 14’ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Kadın olmak mı?
“8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz” kutlu osun!
Yusuf Cinal yazıyor, 9 Mart 226



Selamlar olsun, Adapazarı’ndan!