Sevgili okurlar,
Dünyayı kasıp kavuran ve büyük şok yaratan “Jeffrey Epstein Skandalı” hakkında, yeni bilgiler paylaşırken, “durup düşünmek ve bir durum değerlendirmesi yapmamız” gerekmez mi?
Özellikle, “kayıp çocuklar konusunda, yetkililerimizin, kamuyu daha net aydınlatması konusunda, yapılan tüm çağrıları” destekliyoruz..
Bu yüzyılda, “çocuklarımız bir şekilde ortadan kayboluyorsa, bazı kirli emellere alet ediliyorsa”, bu hepimizin, velhasıl insanlığın ayıbıdır!
Bilhassa, “fakir aile çocuklarının hedefe konduğunu”, bilmeyen yoktur!..
Kazaları, depremleri, afetleri fırsat bilenleri unutmayınız!
Hemen akla, “Türkiye’deki depremleri akla getirenler”, haksız değillerdir?
Demek ki, “bazı bildikleri olanları, devletimizin, yetkililerimizin”, dinlemesi gerekmez mi?
İşte, Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, “İsrail menşeili bir grubun, 6 Şubat Depremi sırasında kurduğu, Sahra İlk Yardım çadırından” söz ediyor?
“Bu çadır ile birlikte, yine Jeffrey Epstein’e ait uçağın bu tarihlerdeki Türkiye seferleri de, mercek altına alınsa”, iyi olmaz mı?
KAFALARDAKİ ŞÜPHELER?
Sadece, “bu iki şüphe bile, kayıp çocuklar konusunda, bize önemli ipuçları” içermez mi?
İçermese bile, “kafalardaki şüpheler, sorular”, cevap bulmaz mı?
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafetine kafa takanlar, “lütfedip, bu konuları da” irdeleyebilirler mi?
Sizce, bu yukarıdaki bilgiler, faso- fiso mudur?
Neler ile meşgulüz değil mi?
İşte, Sakarya’da da, sarıklı fesi ile Karapürçek Belediye Başkanı Mehmet Murat Çoruhlu’yu, bu bağlamda çekiştirenlerin varlığı, bazı kesimleri rahatsız etse de, bu tercih meselesi değil midir?
Bir önceki yazımda, bu konuya dikkat çektim!..
Birilerine göre doğrular, birilerine göre yanlış olabiliyor!..
Mesele, “halkın tercihi ve yasalara uymak”, değil midir?
“İnançları ve tercihleri sorgulamak”, haddimize mi?
Neyse?
TOPLUMSAL SEFERBERLİK?
Bakınız, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, önemli bir açıklamada bulundu..
Haberiniz var mı?
Hatırlatalım ki, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Valilikte düzenlenen “Aylık Asayiş Bilgilendirme Toplantısı’nda, Uyuşturucu ve kumarla mücadelede hazırlanan Sakarya Eylem Planı’nın gazeteci meslektaşlarımız ile hayata geçirildiğini” paylaştı.
Vali Doğan, “mücadelenin yalnızca emniyet güçleriyle sınırlı kalamayacağını” vurgularken, “sivil toplum kuruluşlarının da (STK) somut ve aktif katkı” çağrısında bulundu.
“Bu bir toplumsal seferberliktir” diyen Doğan, “ailelerin, kurumların ve toplumun, tüm kesimlerinin sürece dahil olması” gerektiğini söyledi.
İşte, “Sakarya İli ölçeğinde, en üst düzeydeki yetkilimizin çağrısı, kulaklara küpe” olmalıdır!
DESTEK MESAJLARI?
Bu sese, “Sakarya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı, sevgili arkadaşım Yaşar Zımba, Sakarya Kent Konseyi Kurucu Başkanı Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu destek mesajları” yayımladı.
Şüphesiz, bu konuda başka destek mesajı yayımlayanlar da olmuştur..
Takip edebildiğim kadar, “Sayın Valimiz Rahmi Doğan’ın bu açıklamasına yeterince destek verildiği” söylenemez!
Sakarya, “uyuşturucu ve kumar konusunda sabıkalı”, bir kenttir!
Yapılan operasyonlar, bunun açık göstergesidir!
UYUŞTURUCU, FUHUŞ, KUMAR..
Kimse kusura bakmasın, “merkez üç ilçeye ve taşrada ki kahvehanelere bakmanız” yeterlidir!..
Sakarya’da, “sürekli uyuşturucu ve kumar konusunda operasyon düzenleyen güvenlik güçlerimize, yargı erkine sahip çıkmamız”, hepimizin görevidir..
Özellikle, “sanal bahis” konusunda, “gençlerimizi tuzağa düşürenleri”, görmezden gelemeyiz!..
Bu çağın hastalıkları olarak, çok konuşulan, ama bu konuda gerekenin yapılmadığı, “Uyuşturucu, fuhuş ve kumar, alkol” konusunda, görevimizi tam manası ile yaptığımızı söyleyemem?
Sakarya Üniversitesi Öğretim üyelerinden birinin, “fuhuş konusunda söylediklerini” yabana atmamak gerek!..
“Kumar ve bahis, Sakarya’nın bir başka kanayan yarası” konumundadır!
SEVDİKLERİMİZ?
İşte, yanı başımızdaki, “yavru vatan dediğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında, turizm adına oluşturulan, kumar, fuhuş, bahis sektörünün, cinayetlere kadar vardığına tanıklık” etmiyor muyuz?
Ailelerimizin her ferdi olan sevdiklerimizi, “bu illet, bağımlılık hallerinden korumak için, işe küçük yaştan itibaren başlamamız”, inanın geleceği de kurtaracaktır..
Toplum adına, “çürümüşlük, kokuşmuşluk sadece bu alanlarda değil, ekonomide, siyasette, sosyal hayatta, eğitimde, yargıda, her yerde..” kol geziyor!
Aman, kendinizi, ailenizi, sevdiklerinizi koruyunuz, kollayınız!
Yusuf Cinal yazıyor,12 Şubat Perşembe
Yusuf Cinal
Diğer Yazıları
Yönetici
