Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türkiye Türklerindir!

Türkiye Türklerindir!

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Kapımızda “İran, İsrail, ABD ve Körfez ülkeleri” savaşı sürerken, “savaş faturasının, hepimize kesildiğini” hatırlatmıştım..
Ne oldu?
Elbette, olan oldu!
Savaş bu!

Sadece bombaların düştüğü yeri değil, düşmediği ülkeleri de cayır, cayır yaktı, yakıyor!..
Allah korusun!
Beterin, beteri var!
Bu, “bir Orhan Gençebay şarkısı” değil?
Hayatın, tam da gerçeği!
İşte, “çarşıda, pazarda, manavda, markette fiyatları tutabilene” aşk olsun!
Ya, petrol fiyatları?
Uçtu, uçtu,uçtu!
Birileri de Türkiye’yi uçuracaktı ya?
Nerede?
Uçar ya?
Hani birileri, “Karadeniz’de, Gabar’da bulunan petrol ile ülkenin uçacağını” söylüyordu ya?
Unuttuk mu?
Bu tarihi söz, unutulur mu?
Hala hafızalarda, taptaze duruyor!..

SOĞAN EKMEK YERİZ MASALI!
Birileri ise, inadına, inadına, “soğan ekmek yeriz, İreisi yedirmeyiz” diyordu da, diyor?
Kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti değil mi?
Nasıl da,” oltaya geldik”, nasıl da?
Sizi gidi, tatlı su balıkları, sizi?
Hala, birileri de, kime oy verecektiklerde?
Öyle ya, kime?
Çaresizlik, bu ya?
Ne denir?
Barış isteyen, savaşa her an hazır olmalıdır!
Barış ise, adaletin varlığıdır..
Aç insanın ise, rengi yoktur!
Demem o ki, “yanıbaşımızdaki İran, İsrail, Amerika savaşından olduğu kadar, hala barış ile noktalanmayan Ukrayna-Rusya Federasyonu savaşından, alacağımız çok dersler” var..

BARIŞ ADINA YAPILACAKLAR?
Çok şükür, Ukrayna-Rusya Federasyonu savaşını, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atattürk’ün, ” Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” prensipleri ile az hasarlı atlattık..
Aynı şeyi, “Arap Baharı” adı verilen süreç için, ne yazık ki söyleyemiyorum?
Ülkemizin başına bela edilen, “ PKK Terörü ve Amerika ile müttefiklerinin gerçekleştirdiği Körfez Savaşı ve sonrası Suriye, Libya müdahalelerinde, ülkemizin büyük kayıpları” oldu..
Öte yandan, “1974 Barış Harakatı’nda bu yana Kıbrıs’ta, nihayi bir barış sağlanamaması da, hanemize” yazıldı!
“Avrupa Birliği(AB) kapısında gidip-gelmelerimiz, NATO içindeki gel-gitlerimiz de, bu bağlamda hesaba” katılmalıdır..

SİYASET SORGULANMALIDIR!
“NATO İttifakı ile Rusya Federasyon ile Çin’in önderliğindeki Şanghay Beşlisi ” için nabız yoklamalarımız, “ülkemizin ortaya koyduğu dış politika konularında” değerlendirilmelidir..
Zira, ülkemezin yarınları, insanımızın geleceği, her şeyin üzerindedir..
İşte, bu noktada asıl sorgulamamız gereken siyasettir?..
“Seçip göreve getirdiklerimizin icraatları, kısırdöngü ötesinde ise, merak edilecek”, çok şey var!
Ancak, “bu savaş anında, ülkemiz topraklarına düşen füzeler ve insansız hava araçları”, insanımızı dünüşdürmüyor değil..

S 400 FÜZE SİSTEMİ NEREDE?
Türkiye, “Rusya Federasyonu’ndan S 400 Hava Savunma Sistemi’ni” bugünler için satın almadık mı?
Aldıysak, nerede bu, S 400 Hava sistemi?
Tekrar, yönümüzü NATO’ya mı döndük?..
Ülke savunması için gelen Patroitler, bize ne söylüyor?
Savaşla ilgili olarak, “duyarlı olduğumuz ülkeler içinde Amerika’nın tutumu” gerçekten düşündürücüdür?

“ABD Başkanı Donald Trump’un, zikzakları, anlaşılmaz gafları, tek adam görüntüsü veren çizgisi, dengesizlikleri, yarınlar için sadece Türkiye’ye değil, insanlığa da umut” vermiyor!
Allah korusun, “elinde nükleer silah bulunduran ülkelere”, ne kadar güvenebiliriz?

AVRUPA YALNIZ BIRAKTI?
İşte,” İsrail’in Filistin topraklarında, Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım”, sineye mi çekilecek?
“İran’ın tüm liderlerini öldürdük! İstersek, İran’ı haritadan sileriz” diyen Donald Trump’a, kim ne kadar güvenebilir?

Donald Trump değil mi, “Venezüella Devlet Başkanı Madura ve eşine bir gece yarısı” alıkoyan!?
Bu Emperyal, Amarikan politikalarını,” Afganistan, Irak, Suriye, Libya operasyonlarından” tanımıyormuyuz?
İşte, NATO’nun en büyük kurucu ortağı olan Amerika’yı, İran savaşında, “Avrupa yalnız” bıraktı..

Niye ki?
Oyunu iyi okuyarak, “Türkiye’nin geleceğe hazırlanma yolunda adımlar acilen atılmalı, eksiklerimiz bir, bir tespit edilmeli, iç ve dış barış sağlanmalı ve sen-ben kavgasına” son verilmelidir..

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR!
Bakınız, kapımızın eşiğinde ,” bir etnik istek” hala güncelliğini koruyor!
Nevruz bahanesi ile bayrak açan, alanlara akın eden ve bir tek Türk Bayrağı bile taşımayanlara, insanımız nasıl güvenebilir ki?
Gözler İran’a çevrilmişken, “Irak ve Suriye, Lübnan ile içteki gelişmeleri”, iyi takip etmeliyiz!
İran’ın meşru savınması, her şeyin üzerinedir!
Molla rejimi ve uygulamaları elbette tasvip edilemez!
Sonuç olarak, bu işleri,” hamaset nutukları atarak, içte muhalefeti sindirerek, ona, buna operasyon düzenleyerek, otel odalarına baskın yaparak, korkutarak, mala, mülke çökerek, tek sesliliği hakim kılarak, siyasileri ve gazetecileri içeri tıkarak, halkın sesini keserek” başarılamaz!
Unutulmasın ki, Türkiye Türklerindir!
Yusuf Cinal yazıyor, 30 Mart 2026



Türkiye Türklerindir!
+ -