Yusuf Cinal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kifayetsiz muhterisler!

Kifayetsiz muhterisler!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Türkiye’de siyaseten tasvip edilmeyen gelişmeler yaşanıyor..
Başta, “CHP(Cumhuriyet Halk Partisi) olmak üzere, belediyelerine yönelik operasyonların dışında İBB(İstanbul Büyükşehir Belediyesi) Başkanı, CHP Cumhurbaşkanlığı seçimi aday adayı Ekrem İmamoğlu ile 100 arkadaşına yönelik gözaltı kararı” uygulandı.
Bunları tasvip etmek, mümkün değildir!..
Türkiye’nin,” demokratik, sosyal hukuk ve laik devlet yapısından “bir başka evreye evrilmesi”, vatandaşlarımızı tedirgin etmiştir..
Ümit ederim ki, “ülkenin her yanında itidal” hakim kılınır..
“Birlikte yaşama, ülkeyi yönetme konusunda gereken sağduyu” hayata geçirilir..
Gerçekten, tarihi günler yaşıyoruz..
“Türkiye’yi karanlık günlere döndürmek”, kimsenin haddine değildir!
Türk Milleti’nin bunları da aşacak azim ve iradesine güveniyoruz..

SAYISIZ ZAFERLER?
Türk tarihinde, “sayısız zaferleri”, bilmeyenimiz mi var!
Hangi birini?
O destansı, “İstiklal Mücadelesi” unutulacak gibi mi?
Ya, Çanakkale!
“Sakarya, Duplupınar, İzmir ve Çanakkale” adları, bizleri duygulandırır, alır başka aleme götürür ya?

Ne günler, ne?
Ateşten gömlek giyilen günler!
Yakın tarihteki, “bu anlamlı zaferleri yaşamak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak”, boynumuzun borcudur!

İşte Mart ayının, en önde gelen zaferlerini barındıran “Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110.Yıldönümü’nü”, milletçe idrak ettik..
Ne destansı zaferdir bu, ne destansı!
“Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela” diye milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un tanımladığı, “Çanakkale savaşları, akıllardan çıkarılıcak”, gibi değildir..
İşte, “bu savaşlarda, düşmana karşı koyan kahraman askerlerimizin vefası, ölüme gülerek gidişi, vatan için her şeyi göze alışı, kelimeler ile ifade edilecek” gibi değildir..

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!
“Şu Boğaz harbi nedir, varmıdır dünyada eşi” diye, tanımlayan şairin ifadesini ve o günleri, yeni nesillere anlatmak hepimizin görevidir..
Bugün Çanakkale’ye gidenleri selamlayan meçhul askerimiz ile dağlara, taşlara yazılan “Çanakkale Geçilmez” yazısı, tarihin derinliklerinden gelen bir ses, bir kahramanlık destanının özetidir..
Şüphesiz, “tarihe mal olan ve etkileri bakımından hala çok konuşulan Çanakkale Savaşları, bir milletin varolmak kavgasının en belirgin nişanlarından, göğüslerindeki rozetlerinden” biridir..

YAZMAKLA ANLATILAMAZ!?
İşte o günleri, “bize en güzel kelimeler ile ifade eden milli şarimiz Mehmet Akif Ersoy gibi, hemşerimiz merhum Mehmet Niyazi Özdemir ve kadim dostum, yazar arkadaşım Hüsameddin Acar ile çok sayıda yazarımız, çizerimiz Çanakkale’de destanını konu edinerek”, anlata gelmişlerdir..
Kahraman şehitlerimize, çok minnettarız, çok!
Bu destansı zaferi yazan, unutturmayan ve o günleri bizlere nakledenlere de, teşekkürlerimiz var..
Ellerine, yüreklerine sağlık!..
İşte, “Sevgili yazar arkadaşım, hemşerim Akyazılı Hüsameddin Acar, Çanakkale Savaşları’na iştirak etmeşi, en küçük askerlerden biri olan Küçük Savaşçı’yı,(Ali Reşat Çavuş) kaleme aldığı eserinde”, ne güzel anlatıyor..
“Balkanlar’dan, Çanakkale’ye uzanan bir gerçek destanın romanını yazan Akyazılı Yazar kardeşim Hüsameddin Acar, sadece Küçük Savaşçı’yı değil, daha birçok esere imza atmış, İstanbul’da Sakarya’yı, Akyazı’yı başarı ile temsil etmiş, ödüller kazanmış, sürekli basın kartı sahibi ve Bizim Sakarya Gazetesi yazarıdır..”
Selamlar olsun!
Mürekkebi kurumasın!

ÖNEMLİ ESER!
“Akıl ve Fikir Yayınları” kitapevi eserleri arasında yer alan “Küçük Savaşçı” adlı eseri, öğretmenlerimiz, orta ve liselere, hatta üniversite öğrencilerine rahatlıkla tavsiye edebilirler..
Hatta, “arkadaşımız Hüsameddin Acar’ı konuşmacı olarak, böyle milli günlerde, okullarınıza, derneklerinize davet” edebilirsiniz..
199 Sayfalık Küçük Savaşçı eserinde, Hüsameddin Acar kardeşim, yer, yer kendini tutamaz, duygusallıklarını da gözyaşları ile gösterir..
” Şimdi gönlüm rahat, bu uzak yerde.
Artık emanetler, gerçek ellerde!
Hüseyin’in kabri Conkbayırı’nda;
Ruhu ulaşılmaz, arş-ı alemde..”
Acar’ın, “Küçük Savaşçı” kitabında, savaşın kayıpları hakkında da, bilgiler var..


KİTABI ALIR, AKYAZI’YA KOŞAR!
Sıkı durunuz, bir Mart ayında, sevgili yazar arkadaşım Hüsameddin Acar, yeni fırından çıkan bu “Küçük Savaşçı” kitabı ile memleketi Akyazı’ya gelir..
Sevenleri ile mutluluğunu paylaşır, kitabını imzalayacağını söyler..
Akyazı Belediyesi, Akyazı Gazi Süleyman Paşa Camii önünde, bir mekanda kitaplarını sergiler ve imza için hazır bekler..
Bir kaç dostu gelir, Acar kitaplarını imzalar, sevincine dostlarını ortak eder..

VEFASIZLIK BU YA?
Ama, “ya Akyazı’nın önde gelenleri, entellektüelleri, saygın simaları, siyasetçileri, sivil örgüt temsilcileri” nerelerdedir ki?
Devrin hakimleri?
Sırra kadem basmış, ortalıkta yokturlar!..
Bu yalnızlığı yaşamış bir Akyazılı olarak, Hüsameddin Acar kardeşimi, benden iyi kim anlayabilir ki?
Sağlık olsun, kardeşim!

“Mevzubahis vatan ise, Çanakkale ve Küçük Savaşçı ve gerisi teferruattır!..”
Bu “kifayetsiz muhterislerin” seni, beni anlaması mümkün değildir!

“Vatan, Bayrak Millet” yolunda, yürümeye devam!
Kıymet bilenlere ve vatan kahramanlarına selamlar olsun!
Yusuf Cinal, 20 Mart 2025


Kifayetsiz muhterisler!