Sevgili okurlar,
Ülkemizde maalesef, “eğitim-öğretim ile ilgili tartışmalar”, bir türlü bitmiyor?
Sizce, nedeni malum değil midir?
Hah bildiniz, “elbette siyaset” kurumu!
Cumhuriyet’in ilanı ile Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları,” artık savaş bitti, ama asıl savaş yeni başlıyor” diyerek, “geleceğin nesillerini yetiştirmek için” kolları sıvadılar..
Bu yönde atılan adımların en önemlisi, “şüphesiz, çağdaş dünya” ile buluşmak olmuştur..
“Latin elifbasının kabulü”, yeni bir başlangıcın da ateşini yakmıştır..
Bilmeyenler için hemen hatırlatalım; “Latin alfabesi 1 Kasım 1928 Tarihinde” kabul edilmiş ve “Millet Mektepleri de, 1 Ocak 1929 tarihinde” kapılarını öğrencilerine açmıştır..
“Cumhuriyet tarihinin, en önemli kazanımlarından olan bu yenilikler, ülkenin her yanında hayata” geçirilmiştir.
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM
Osmanlı dönemindeki, eğitim sistemi terk edilirken, “Milletin çocuklarının eşit, adil bir şekilde geleceğe hazırlanması, okuması için Millet Mekteplerinin” kurulması sağlanmıştır.
Bu adım, “aynı zamanda bir ulusal kimliğin de inşası” demekti.
“Toplumsal ve kültürel dönüşümlerin hazzı ve heyecanı”, ülke geneline dalga, dalga yayılıyordu.
Aslında, “Latin alfabesine” geçiş, Osmanlı yönetimi döneminde, çoğu kez gündeme gelmiş, ama o beklenen nihai karar, bir türlü hayata geçirilememişti.
“Cumhuriyet’in ilanına giden yolda, büyük bir adım” atılmıştı.
OKUR-YAZAR SEFERBERLİĞİ
Osmanlı dönemindeki okur-yazar oranı, “Cumhuriyet ile birden tavan yapmasının nedeni, Latin alfabesinin daha kolay anlaşılır ve halk tarafından benimsenmesi” olmuştur.
Böylece, “dilimiz büyük bir kültür değişimi ve radikal bir adım ile hak ettiği değeri” bulmuştur..
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizzat kara tahta başına geçerek, “Latin harflerini” tanıtmıştır. Yediden, yetmişe insanımız, “okur-yazarlık seferberliğine” katılmıştır.
MATBAANIN GELİŞİ
Ülkemize matbaanın gelişini engelleyenler, “bu yönde de muhalefet ve karşı tutum sergilemekten geri”, durmamışlardır!
Bu anlayış, hala sürüp gitmektedir!
Okulların açıldığı, çocuklarımızın ders başı yaptığı bugünlerde, “eğitimde karşılaştığımız sıkıntıların sebebi, bu tarihsel” yeniliklerdir..
“Ulus Devlet’in hedefindeki kültür değerlerinin değişimi, alınan radikal kararlar, hala belli bir kesim tarafından”, inadına kabullenilmemektedir?
ATATÜRK DİYOR Kİ?
“Öğretmenler, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti sizin beceriniz ve fedakârlığınızın derecesi ile orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister.”
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk)
SİYASET KURUMU
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu düşüncelerinin aksine, “siyaset kurumunun attığı adımları, eğitimde ve öğretimde yaptığı engelleri, dayatmaları, karşı duruşları, eğitimi yaz-boz tahtasına çevirme hamlelerini, sistemi bozması, taşımalı eğitime geçilmesi, dini eğitime ve dindar ve kindar bir nesil yetiştirmeye koyulması” kabul edilir değildir.
GELECEK NESİLLER
Bugün ara tatil dönemi sonrası, “okullarına dönecek olan çocuklarımızın, siyasi anlayış ve düşüncelerden uzak, milli eğitim sistemi içinde yetiştirilmesi”, çok önemlidir..
Hangi siyasi anlayış yaparsa, yapsın, “Ulus Devlet’in temel değerlerinden olan eğitim ve öğretimi, bu zikzaklar, bu karşı hamleler ile delmeye çalışmak, Cumhuriyet Türkiye’sini rayından” çıkarır.
Siyaset kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitimciler, “bu hassasiyeti göz ardı” etmemelidirler!..
Kimsenin, “gelecek nesilleri heder etme hakkı” yoktur!
Yusuf Cinal yazıyor, 2Şubat 2026
